Yeni tasarım HediyeDenizi.com beta olarak yayında…

11 Haziran 2009

Yeni tasarımımız beta olarak yayında, görüşleriniz nedir onu sormak istiyorum.

http://www.hediyedenizi.com/beta/

http://www.hediyedenizi.com klasik.

Ayrıca web pazarlama, mailingler ve sosyal ağlardan anlayan iki ekip arkadaşına ihtiyacım var dostlarınızla paylaşırsanız sevinirim. !!!

Part time, yada full time çalışabiliriz, proje bazlı çalışabiliriz.

Bu yaz sıkı bir hamle yapmak istiyorum.

Yeni Ana Sayfa

Eski Ana Sayfa

Yeni Detay Sayfası

Klasik Detay Sayfası

Sıkı Dur hepsiburada.com, sıkı dur Aydın Doğan Ensenizdeyiz :)

12 Mayıs 2009

HediyeDenizi.com web siteleri arasında hızla yükseliyor.

Bilenler bilir zirveye yaklaştıkça daha zor ilerlenir. Sanırım hepsiburada.com soluğumuzu ensesinde hissetmeye başladı :):):)

Ama korkunun ecele faydası yok tabii…

.

.

http://www.alexa.com/topsites/category/Top/World/

http://www.alexa.com/siteinfo/hediyedenizi.com#trafficstats

Günde 20 bin tekil misafir
Günde 120 binden fazla sayfa gösterimi
40 bin üye
35 bin hediye
Yıllık 20 bin paket satış
Mükemmel arama motoru posizyonları

..

.

Neden Hediye Denizi ?

Birçok kaliteli ve sıradışı alternatifle karşılaşırsınız.

İstediğiniz kadar vakit harcar, geri döndüğünüzde kaldığınız yerden devam edersiniz.

Gördüğünüz ürün alacağınız üründür.

Alışveriş esnasında extra fiyat, veya extra şartlar gibi sürprizlerle karşılaşmazsınız.

Ödeme bilgileriniz en güvenli banka sistemlerince biz görmeden aktarılır ve depolanamaz.

Siparişten teslimata tüm detaylar ve özetler size e-mail olarak anında gönderilir.

Kişisel üye bilgileriniz kesinlikle kullanılmaz ve satılmaz.

Her türlü bilgi ihitiyacınız ve sorununuz karşısında, maksimum ilgi ve saygı görürüsünüz.

Bu sayede evinizin yada işyerinizin konforunda binlerce ürünü rahatça görebilmenin ayrıcalığıyla, güven ve keyifle alışveriş yaparsınız.

Bol hediyeli günler dileğiyle.

www.HediyeDenizi.com

Blogcular Logonuzu Günde 120 bin kere bedava yayınlayayım.

09 Mayıs 2009

Sadece Blogcular için bir reklam takası kampanyası başlattım.

Geyikurunler.com ve Teknolojinet.com ile başladık bile.

http://www.hediyedenizi.com

Olay basit siz bize bloğunuzun formatına göre uyacak şekilde, makale, logo, vb. gibi herhangi bir destek verin.

Biz de sizin göndereceğiniz 100 x 80 herhangi bir görseli ve linki tüm sayfalarımızın altındaki sponsor reklamlanından yayınlayalım.

Böylece günde 120 bin den fazla sayfa gösterimi alırsınız. Hem trafik hem de SEO açısından avnatajınız olur. İstatistik detayları için mail atmaktan çekinmeyin.

Ne dersiniz ?

Bir e-mail atın yeter…

Fatih Pakdamar
Kaptan-ı derya

bilgi@hediyedenizi.com

212 554 7696 dahili 19


İş yerinde boş zaman olmaz

01 Nisan 2009

“Her çalışan veya bir konuyla uğraşan herkes, o işi veya hizmeti bir üst konuma taşıyamıyorsa, bir üretkenlik katamıyorsa, bir başka deyişle şu hayata kendi yetenekleri ve şahsiyeti ile bir imza atamıyorsa,  bence makinedir.”

Okullarda çok şey öğreniyoruz ama bazı etik kavramlar maalesef okullarda öğretilmiyor. Oysa hala usta çırak ilişkisi ile veya dededen toruna babadan oğula geçen ve öğrenilmesi gereken kavramlar var.

Bunlardan biri de bu yazının başlığıdır. “İş yerinde boş zaman olmaz”.  Eskiden çok eskiden bu işverenin hakkı, veya milli kaynak israfı olarak bile görülürdü. Ama günümüzde bu kavramlar nerdeyse kayboluyor.

Belli bir emek veya üretkenlik karşısında, çalıştığın iş yerinde teamül olarak boş bir zamanın olmaması lazımdır.  Amelelik istisna.  Çünkü o meslek, iş verilirse çalışır karşılığını alır, iş olmazsa oturur yeni bir iş bekler.

Budun dışında her ne iş yapıyorsanız yapın, usta, kalfa, ya da çıraksanız

-tertemiz ve düzenli olmanız,

-tezgahınızın tertemiz ve düzenli olması,

-işinizin gereklerini çok iyi bilmeniz,

-heyecanlı ve hevesli olmanız,

-yaptığınız işi geliştirmeniz,

-keyifle ve layıkıyla yapmanız,

-maddi ve manevi olarak bir üst basamağa taşımanız,

-arkanızdan aferim, eline sağlık, veya helal olsun dedirtmeniz,

beklenir.

Şu hep arayıp durduğunuz başarı, terfiler, ve ilerleme bunlardan sonra zaten sizi otomatik olarak bulur.

Aslında farklı bir pencereden bakarsanız bu ülke sorunudur bile. İnsanlar işini kendi içlerinde üretken olarak yapmazlarsa bir üst basamağa taşıyamazlarsa ülkeler de yapamaz. İşte bu yüzdendir ki hep yeni icatlar fikirler, Amerika’da bulunur, Avrupa’da  İtalya’da  Almanya’da  bulunur.

Vaktiyle yurt dışında bizzat şahit olduğum bazı küçük örneklerle ne demek istediğimi anlatmaya çalışayım. Örneğin amerikada çoğu oto yıkamada personelin elinde farklı boylarda küçük fırçalar, farklı bezler, ve farklı deterjanlar olurdu. O yıllarda bizde bütün araba iç dış, tekerinden direksiyonuna kadar bir bezle ve tek deterjanla yıkanır ve asla fırça kullanılmazdı. Oysa biraz düşünen herkes, küçüçük ve düşük maliyetli bir fırçanın oto yıkama işine, müşteri memnuniyetine neler katabileceğini akıl edebilir. Çünki otomobilin farklı şekillerde yüzeyleri ve farklı dokuda parçaları var. Ve bunların hepsine el uzanmaz.

Veya bir kuru temizlemeci, bakarsınız kütüphanede lekeler, ve kumaşlar üzerine okumalar yapıyor, veya denemeler yapıyor. İşini daha verimli, daha keyifli, daha kaliteli ve hatasız yapabilmek için.

Veya bir teknisyen elindeki bilgisayarlı oyma makinesinin yeteneklerini keşfedip farklı malzemelerde oymalar yapabiliyor. Oysa biz adamların yaptığı makineyi bile fonkisyonları ile tam kullanamıyoruz. Geçenlerde bir arkadaşım anadoluda küçük bir ilde bir müşterisinin 6000 euro ya asker künyesi yazmak için bilgisayar destekli bir makine aldığını söyledi. Oysa o makine ahşap, metal, cam, plastikler dahil nerdeyse sınırsız şekil ve uygulamalarda ürün üzerine yazı yazabiliyor. O kullanıcının bunlarda haberi bile yok… Çünkü dünyadan haberi yok.

Özetlersem bütün bunlar, insanların önem vermediği bazı kavramların yozlaşması ile bir ülkenin, üretkenliğinin, dürüstülüğünün, azalmasına, dışa bağımlılığının, tembelliğinin, vasatlığının, taklitçiliğinin artmasına sebep oluyor.

Her çalışan veya bir konuyla uğraşan herkes, o işi veya hizmeti bir üst konuma taşıyamıyorsa, bir üretkenlik katamıyorsa, bir başka deyişle şu hayata kendi yetenekleri ve şahsiyeti ile bir imza atamıyorsa,  bence makinedir.

Ben bir makine değilim, hayatı yaşamak isteyen bir bireyim, yaşamımın şu dakikasına kadar da hiç boş vaktim olmadı gün ve geceler bana yetmiyor ve bundan da acayip keyif alıyorum. Şu gün ölsem aklım arkada kalmaz.

Fatih Pakdamar

HediyeDenizi.com
Kaptan-ı derya

fatihpakdamar@hediyedenizi.com


Yorumsuz Bir Müşteri maili…

27 Mart 2009

Sevgili Fatih Pakdamar ve hediyedenizi çalışanları,

genelde internet üzerinden alışveriş yapmayı tercih etmem.Fakat sizlerin bana ulaşmasından sonra ara sıra ürünlerinizi inceliyordum.

26 mart 2009 evlilik yıldönümüm olmasından dolayı 22 mart gecesi resimli çikolata siparişi verdim.Ürününüz tam zamanında teslim edildi ve üzerine eklediğim resim de çok güzel olmuştu.

İşin ilginç yanı eşimde sizi arama motorundan bulmuş ve oda bana sizin aracılığınızla kalem takımı almış.Ben kargoyu elden teslim almak için gittiğimde çikolata beklerken kalem takımı çıktı ve size çok sinirlendim ve nasıl şikayet yazısı yazacağımı düşünürken içindeki notu okuyunca eşimin gönderdiğini anladım.Kargoya tekrar gittiğimde benim sipariş ettiğim ürünün öğleden sonra ellerinde olacağını ve mutlaka gün içerisinde teslim edileceği söylendi ve teslim edildi.

Böyle bir kargaşa yaşamış olmam ve sonunun güzel olması sayesinde evlilik yıldönümümüze farkında olmasanızda renk kattınız.

Ürünlerinizin kalitesi ve müşteriye gösterdiğiniz ilgi, alaka ve özen için gerçekten çok teşekkür ederim. Saygılarımla

Sevdiğim Türler Bu Hafta Kediler

17 Mart 2009

Şu miniciklere bakın. Ne kadar sevimliler değil mi.

tabii meraklısına wiki de detay çook :)

Kedi

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Git ve: kullan, ara

Vikipedi:Taksokutu

Vikipedi:Taksokutu

Kedi
Korunma durumu: Evcilleştirilen

Diğer kedi resimleri

Bilimsel sınıflandırma
Alem: Animalia (Hayvanlar)
Şube: Chordata (Kordalılar)
Sınıf: Mammalia (Memeliler)
Takım: Carnivora (Etçiller)
Familya: Felidae (Kedigiller)
Cins: Felis
Tür: F. catus
Binominal adı
Felis catus
Linnaeus, 1758[1]

Kedi (Felis sylvestris catus), kedigiller (Felidae) familyasından avcı, memeli, evcil, etçil bir hayvandır. İnsanlar, kedilerin arkadaşlığına ve onların haşarat, yılan ve akrep avlayabilme kabiliyetine önem vermektedir. Kediler en az 9.500 yıldır insanlarla birlikte yaşamaktadır.

2,5 ile 12 kilo arasında ağırlığa ve dişilerde 50 cm. Erkeklerde 70 cm ye varan ebatlardadır. Çok çeşitli renklere sahip olabilmekle beraber genetik olarak çok farklı ve orijinal renklere de sahip olanları mevcuttur. Kedigiller familyasının genel karakterisitik özelliklerini taşımaktadırlar.Ortalama kedi ömrü 14 yıldır. Ancak kediler iyi bir beslenme ile 20 yıla kadar yaşayabilirler.

Kedinin Tarihçesi [değiştir]

Kökeni Mısır uygarlığına ve Kuzey Afrika coğrafyasına dayanmaktadır. Yaygın rivayete göre evcilleşme süreci tarım toplumunun gelişimi ile birlikte hızlanmıştır. Bugün genetik anlamda geçmişi eski çağlara dayanan evcil kedi cinsi 2 taneyle sınırlıdır. Bunlar Mısır Mau’su ve Habeş cinsi kedilerdir.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Kedi

Bloggerlar için kampanya… Blogculara Özel Kampanya…

16 Mart 2009

“Blog camiasında tutulacak bir kampanya ile yayılım hedefliyorum.”

www.HediyeDenizi.com un bloglarda yayılmasını desteklemek, motive etmek, ve artırmak için, agresif bir kampanya düzenlemek istiyorum.

Nasıl bir şey yapsam biraz öneri bekliyorum siz blogculardan.

Aklımda şimdilik şöyle birşey var.

Belli bir tarihte  google da www.HediyeDenizi.com araması yapsam. İlk sayfada görünen bloglara 350 ytl lik hediye çeki versem nasıl olur ?

Ödül yöntemi doğru mu ?

Miktarı cazip mi ?

Tespit yöntemi doğru mu ?

Desteğiniz için şimdiden çok teşekkürler.

fatih pakdamar
bilgi@hediyedenizi.com

İnternette parasız e-ticaret dönemi

16 Mart 2009

“takasmerkezi.com, yeni iş modeli ile üyelerin   birbirleri ile yaptıkları alışverişlerde, parayı devreden çıkarıyor”

İSTANBUL - Mavi Kelebek New Media Solutions çatısı altında, yaklaşık bir yıllık bir geliştirme sürecinin sonunda yayına açılan takasmerkezi.com, ticaret anlayışına alternatif bir çözüm sundu.

Site, unutulmuş ticaret yöntemi olan takası, teknoloji ve internetin gücü ile harmanlıyor ve tüm sürecin bir merkez tarafından kontrol edildiği %100 güvenilir bir sistem oluşturuyor.

Ürünlerin satışında tercih edilen ikinci el veya açık arttırma sitelerinin tersine, takasmerkezi.com’da bireyler arasındaki alışverişte para kullanılmıyor.

Her üye için açılan bir cari hesapla, bir işlem gerçekleştiğinde, ürün bedeli kadar sanal para, alıcının hesabından satıcının hesabına geçiyor. Bu para sadece site içerisinden ürün almak için kullanılabiliyor.

takasmerkezi.com projesinin yaratıcısı Mavi Kelebek New Media Solutions Genel Müdürü Önder Eren “Hedefimiz, yarattığımız bu yeni parasız ticaret anlayışını sadece Türkiye’de değil, Kuzey Amerika ve Avrupa kıtasında da açacağımız kardeş sitelerle yaymak. Bunun için çalışmalarımızı eşzamanlı olarak başlatmıştık. Türkiye’deki operasyonumuzun bizim için büyük bir tecrübe olacağını düşünüyoruz. Yaptığımız araştırmalar bu konuda ciddi bir boşluk olduğunu, internet kullanıcılarının bu tip bir modele ihtiyaç duyduğunu gösteriyor” diye konuştu.

Kaynak www.dunya.com   16 mart 2009

Önder hakkınızda Dünya Gazetesinde çıkan makaleyi bloğuma taşımak istedim, bu vesile ile seni tebrik ediyorum.

Güzel logo ve marka değişim örnekleri.

03 Aralık 2008

Bugün boş zaman geçirgeci www.limk.com da gezerken bir link gördüm.

Logo konusu eskiden beri çok ilgimi çeken bir konu olduğu için orjinal makaleyi bloğuma taşımak istedim.

Seferoğulları ve Tellioğulları v.b. gibi isimlerle markaların logo üretmekte zorlandığı bir ülkede bence dikkatle bakılması gereken bir makaledir.

Logo dediğin basit, sade, renklerin dilini, fontların dilini kullanan bir halde olmalıdır.

Dikkat edin çoğu büyük firmanın logoları çok basittir.

Ve rengi, şekli çok kurcalanmamalıdır. Yurdum matbaacıları renklerini başka basıp “abi bu seferlik böyle olsun” dediği zaman itiraz edilmelidir.

http://wefunction.com/2008/10/50-stunning-examples-of-a-great-redesign/

makalenin orjinali bu.

Bazı resim örnekleri aşağıda.

Buda benim şirin, henüz parayı bulup değiştiremediğim ilk ve tek logom.

Op. Dr. Turgay BİLGE

24 Kasım 2008

Saygıdeğer Turgay Bilge

sevgili ülkemde mahir elleriyle, insanların canlarını kurtaran, bir çok ailenin tedirgin bakışlarını ışık dolu gözlere çeviren, paraya pula çok merak sarmayan, işini iyi bilen ve insana güven veren bir hekimdir.

Kendisi hakkındaki hayranlık ve hürmet dolu görüşlerimin yazılı bir kanıtı olsun diye bu makaleyi kaleme aldım.

Canınızı veya canınızdan da çok sevdiklerinizi emanet ettiğiniz bu tür insanlarda olması gereken üstün mesleki özelliklere sahip olmasının yansıra  ADAM gibi bir ADAM olduğu için kendisine saygı duyuyorum.

Türk Nöroşirürji Derneği danışma kurulu üyesi olan Op. Dr. Turgay Bilge , aynı zamanda

2001 yılında atandığı İstanbul Haseki Hastanesi Nöroşirürji Kliniği şefliğini halen başarıyla sürdürmektedir.

Op. Dr. Turgay bilge ( alt sıra ortada oturan )

Muayene iletişim bilgileri :

Opr. Dr. Turgay Bilge
Beyin / Sinir Cerrahisi Uzmanı
Halaskargazi Cad. Dr. Şevketbey Sok. Konur İşh. Kat:4 İSTANBUL
0 212 231 71 53

Benim yazamadıklarmı başka bir hasta yakını yazmış internette buldum onu da ekledim…

19 Haziran 2006

Yolunuz Cerrahpaşa’ya Düşerse…

İSTANBUL Üniversitesi’ne bağlı Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne yeni atanan Dekan Prof. Özgür Enver’den sonra ilk kez gittim Cerrahpaşa’ya. Adı benim için hep kötü anılarda kalan Cerrahpaşa’ya giderken ayaklarım geri geri gidiyordu inanın.

Cerrahpaşa’da kalp krizi geçiren amcamı 500 m. mesafedeki hastaneye yetiştirdik ama kaybettik bundan 15 yıl önce. Bu kez babamın boyun damarlarından birinde, üstelik doktorların söylediği şekliyle beyin sapına en yakın bölgedeki damarda %80 bir daralma tespit etmişlerdi.

Bu da 12 Eylül döneminde bizim sıkıntılarımızdan dolayı bir kez felç geçirmiş babama, ölümcül darbenin kapının hemen ardında olduğu demekti. Bir beyin ameliyatını da kaldıracak yaşı çoktan geçmiş babamın derdine çare olacak bir hekimin varlığından bahsetti Op. Dr. Turgay Bilge.

İyi bir nörolog ve ahlaklı, faziletli bir insan bildiğim Op. Dr. Turgay Bilge
‘nin tavsiyesine uyarak düştük Cerrahpaşa’nın yollarına. Radyoloji tamam, nöroloji de tamam, ama nöroradyoloji ne demekti. İnsan başına gelince anlıyor.

Yeni Dekan’dan sonra adeta şantiyeye dönmüş Cerrahpaşa’da Prof. Civan IŞLAK’ın Bilim Dalı Başkanı olduğu bölüme girince sizi kayıtta karşılayan memure Ayşin Güner’in gülen yüzü ve profesyonel yönlendirmesi ile yurtdışındaki kliniklerle yarışmak için yola çıkmış bir ekiple karşılaşacağınızı anlamak zor olmuyor.

Daha sonra Uluslararası Tıp Dünyası’nın da yakından tanıdığı ve ABD dahil bir çok ülkenin kendisine teklif ettiği imkanları reddettiğini öğrendiğim, Türk insanına hizmet etmek için, kendisine sunulan imkanlarla kıyaslanmayacak mütevazi şartlarda çalışmayı kabul eden Civan Hoca ve ekibindeki hekim arkadaşları Dr. Murat Velioğlu, Dr Süleyman Dikici ve hemşire Nurşen Çetinkaya, tıbbi terimi ile karotis arter stendleme işinde öyle bir noktaya gelmişler ki, beyin ameliyatına gerek kalmaksızın bir günde hastalarını iyileştirip evlerine taburcu ediyorlar.

Bu gibi olaylara rastlamak Türkiye’ye olan güvenini arttırıyor insanın. Yaşama bağlılığını arttırıyor. Babacığımı, korkarak oraya, belleğimde kötü anılarımın yer aldığı Cerrahpaşa’ya götürdüğüm babacığımı bir gün sonra sağlıcakla evine götürdük. Orada tanık olduğum, Maliye Bakanlığı’nda takılan ödeneklerinin bir an önce serbest bırakılması konusunda bir ricam olacak Maliye Bakanı’mız Sayın Unakıtan’dan. Buraya gidip bir görme imkanı olsa keşke Sayın Bakan’ın.

Bu ekibe köstek değil destek olmak gerek. Yoksa fakir fukaranın gidebileceği, şifa bulabileceği bir imkanı daha kendi ellerimizle yok etmek üzereyiz.

http://www.gercekgundem.com/index.php/%2053/0/rss.xml?c=349&com=all