Geçen çarşamba sabah 07:00 da endoskopi oldum. Bu 3. olduğu için epey tecrübe kazanmışım. Bu seferki alet de biraz konforlu idi, vesselam çok yıpranmadan 10:30 gibi vapurla karşıdan döndüm (hikmeti var) mesaiye başladım.
Yine Allah’a şükür ileri derecede gastrit çıktı
her seferinde bu sefer ülser olduk valla diye gittiğim için, ileri gastrit beni sevindiriyor. Sebebi stresmiş üzerinizden ırak. Birde sıkı rakı içmem lazımmış bu hale gelmesi için. Bu demek ki benimki stresten kesin
Vapurun hikmeti de burdan, doktor biraz keyif almaya çalış hayattan diye nasihat etti. Bende para verip geçtiğim karşı yakadan para verip vapurla döndüm, bir de kıyak boğaz çayı içtim.
Buaraya kadar okuduysanız Google‘la ne alakası var bunun diyebilirsiniz. Başlık biraz SEO ama yine de hepten alakasız değil. Aynı gün Ritz-Carlton otelde Google’ın baya şaşaalı bir semineri vardı. Şöyle boğaza nazır bir lüksü bir müddet yaşayıp, güzel güzel bilgiler öğrendik. Övünmek gibi olmasın anlattıklarının epeyini biliyordum ama yinede öğrenmenin sınırı yok.
Birçok sıcak ilişkinin yanı sıra, çıkarken aldığımız kallavi kumanya çantasını sallaya sallaya işimize döndük. Sonuçta ne oldu, zaten sevdiğimiz hayranı olduğumuz Google firmasına karşı daha pembe, daha pozitif düşünceler besleyerek hayatımıza devam ediyoruz.
Her gün kullanıp gıcık olduğum DigiTürk servisi ve firması ile kıyaslandığında hoş bir hamle. Tebrikler Google, bizi tanıdığın ve tanımaya çalıştığın için, işini iyi yapmaya çalıştığın için, ve yaptığın için.
İyi ki varsın.


