İnsanoğlu bir ömür çabalar.
Kimisi ünlü olmak için, kimisi zengin olmak için, kimisi sadece başarmak için.
Ve hep uyanık olanların başaracağına inanılır.
Oysa ben ona inanmam, bence başarının anahtarı, samimiyette, fedakarlıkta ve vefadadır.
Uyanıklık bana hep birilerinin uyutulduğu hissini verir
Ambulansın peşine takılmak.
Sıraya kaynak yapmak.
Hastanede torpille sıra bulmak.
Arkadaşına çelme takmak.
Birinin emeğini kapmak.
Birinin ekmeğini kapmak.
İçeride adamı olmak.
Entrika, plan, hesaplar hesaplar…
…
…
Evinde, işinde, arkadaşlığında daha samimi olabilmek, daha fedakar olabilmek, daha vefalı olabilmek başarmaktır bence.
Ama insan önce kendiyle samimi olmalı. Bir dostuma sahtesi ile ayırt edilemiyorsa niye, saate ya da dolma kaleme çok para verdiğini sordum.
O da bana “sahtesi olduğunu benim bilmem yeterli” demişti.
Gerçekten düşünmüştüm o zaman. 1000 dolarlık nesneyi 100 dolara almak mıydı kar ?
Yaptığın işi hakkıyla yapacaksın.
Şu hayatta önce kendine hesap verebileceksin ben onu derim. Adam gibi yaşayacaksın, adam gibi çalışacaksın, adam gibi öleceksin.
Kasım 2008 istanbul
gecenin de bir yarısı