İş yerinde boş zaman olmaz

“Her çalışan veya bir konuyla uğraşan herkes, o işi veya hizmeti bir üst konuma taşıyamıyorsa, bir üretkenlik katamıyorsa, bir başka deyişle şu hayata kendi yetenekleri ve şahsiyeti ile bir imza atamıyorsa,  bence makinedir.”

Okullarda çok şey öğreniyoruz ama bazı etik kavramlar maalesef okullarda öğretilmiyor. Oysa hala usta çırak ilişkisi ile veya dededen toruna babadan oğula geçen ve öğrenilmesi gereken kavramlar var.

Bunlardan biri de bu yazının başlığıdır. “İş yerinde boş zaman olmaz”.  Eskiden çok eskiden bu işverenin hakkı, veya milli kaynak israfı olarak bile görülürdü. Ama günümüzde bu kavramlar nerdeyse kayboluyor.

Belli bir emek veya üretkenlik karşısında, çalıştığın iş yerinde teamül olarak boş bir zamanın olmaması lazımdır.  Amelelik istisna.  Çünkü o meslek, iş verilirse çalışır karşılığını alır, iş olmazsa oturur yeni bir iş bekler.

Budun dışında her ne iş yapıyorsanız yapın, usta, kalfa, ya da çıraksanız

-tertemiz ve düzenli olmanız,

-tezgahınızın tertemiz ve düzenli olması,

-işinizin gereklerini çok iyi bilmeniz,

-heyecanlı ve hevesli olmanız,

-yaptığınız işi geliştirmeniz,

-keyifle ve layıkıyla yapmanız,

-maddi ve manevi olarak bir üst basamağa taşımanız,

-arkanızdan aferim, eline sağlık, veya helal olsun dedirtmeniz,

beklenir.

Şu hep arayıp durduğunuz başarı, terfiler, ve ilerleme bunlardan sonra zaten sizi otomatik olarak bulur.

Aslında farklı bir pencereden bakarsanız bu ülke sorunudur bile. İnsanlar işini kendi içlerinde üretken olarak yapmazlarsa bir üst basamağa taşıyamazlarsa ülkeler de yapamaz. İşte bu yüzdendir ki hep yeni icatlar fikirler, Amerika’da bulunur, Avrupa’da  İtalya’da  Almanya’da  bulunur.

Vaktiyle yurt dışında bizzat şahit olduğum bazı küçük örneklerle ne demek istediğimi anlatmaya çalışayım. Örneğin amerikada çoğu oto yıkamada personelin elinde farklı boylarda küçük fırçalar, farklı bezler, ve farklı deterjanlar olurdu. O yıllarda bizde bütün araba iç dış, tekerinden direksiyonuna kadar bir bezle ve tek deterjanla yıkanır ve asla fırça kullanılmazdı. Oysa biraz düşünen herkes, küçüçük ve düşük maliyetli bir fırçanın oto yıkama işine, müşteri memnuniyetine neler katabileceğini akıl edebilir. Çünki otomobilin farklı şekillerde yüzeyleri ve farklı dokuda parçaları var. Ve bunların hepsine el uzanmaz.

Veya bir kuru temizlemeci, bakarsınız kütüphanede lekeler, ve kumaşlar üzerine okumalar yapıyor, veya denemeler yapıyor. İşini daha verimli, daha keyifli, daha kaliteli ve hatasız yapabilmek için.

Veya bir teknisyen elindeki bilgisayarlı oyma makinesinin yeteneklerini keşfedip farklı malzemelerde oymalar yapabiliyor. Oysa biz adamların yaptığı makineyi bile fonkisyonları ile tam kullanamıyoruz. Geçenlerde bir arkadaşım anadoluda küçük bir ilde bir müşterisinin 6000 euro ya asker künyesi yazmak için bilgisayar destekli bir makine aldığını söyledi. Oysa o makine ahşap, metal, cam, plastikler dahil nerdeyse sınırsız şekil ve uygulamalarda ürün üzerine yazı yazabiliyor. O kullanıcının bunlarda haberi bile yok… Çünkü dünyadan haberi yok.

Özetlersem bütün bunlar, insanların önem vermediği bazı kavramların yozlaşması ile bir ülkenin, üretkenliğinin, dürüstülüğünün, azalmasına, dışa bağımlılığının, tembelliğinin, vasatlığının, taklitçiliğinin artmasına sebep oluyor.

Her çalışan veya bir konuyla uğraşan herkes, o işi veya hizmeti bir üst konuma taşıyamıyorsa, bir üretkenlik katamıyorsa, bir başka deyişle şu hayata kendi yetenekleri ve şahsiyeti ile bir imza atamıyorsa,  bence makinedir.

Ben bir makine değilim, hayatı yaşamak isteyen bir bireyim, yaşamımın şu dakikasına kadar da hiç boş vaktim olmadı gün ve geceler bana yetmiyor ve bundan da acayip keyif alıyorum. Şu gün ölsem aklım arkada kalmaz.

Fatih Pakdamar

HediyeDenizi.com
Kaptan-ı derya

fatihpakdamar@hediyedenizi.com


“İş yerinde boş zaman olmaz” için 3 Yorum

  1. derya butur diyor ki:

    arada sırada bizim blog içinde yazar mısınız?…:)))

  2. Gökhan diyor ki:

    Harika bir yazı, hayatta kendine veya bulunduğun kuruma katma değer oluşturmak kadar güzel bir duygu yoktur. Bunun için sürekli öğrenmeye-gelişmelere açık olmamız gerekiyor.

  3. hatice diyor ki:

    cok başarılı bir yazı
    bunu yani zaman kaybını belli bir yaştan sonra insanlar genelde anlıyor ama malesef yeni gençlik farkında değil bunu dahahassas daha farkınavarılır hale getirmek içinbu paylaşımınızı etkili buldum

Yorum Yapın