e- de olsa ticaret ticarettir.
Her ne kadar e-ticaret yapıyor olsak da. Ticaret ticarettir binlerce yıldır yapılır. Kendine göre, yerine göre, konuya göre, gereğinde muhatabına göre kuralları vardır.
Bir anadolu esnafının dükkanından çay içmeden asla çıkılmaz. Bulunduğu ilden geçerseniz mutlaka selam verilir. Düğününe cenazesine mutlaka gidilir, ilgilenilir. İstanbul’da da az anadolu esnafı yoktur !
Tabii e-ticaret batıdan gelen bir kavram olduğu için, bir ayağı orda olan, oralarda okumuş olan, veya internete yakın olan insanların bunu daha önce görmesi ve uygulamaya çalışması doğaldır.
Ama bu uygulamalar bu ülkeye uygulancaksa mutlaka yorumlanmalıdır.
Ek olarak, bu modellerin başarılı olabilmesi için ticareti bilen birisi tarafından yönetilmesi gerekir. Bu firmalar yaşamak için kar etmelidirler.
Toparlarsak Türkiye’de yeni yeni gelişen e-ticaret veya internete dayalı iş modelleri. Halkımızıdan yatırımcımızdan yaşam tarzımıdan biraz kopuk gelişmeye çalışıyor. Bu yatırımcıdan destek bulup, bu halka satış yapacaksak. Bu iş modellerinin biraz daha ihtiyaca yönelik çalışmalar olmasına dikkat etmek lazım. Bu halk işine gelen şeyi çok hızlı benimser bunu cep telefonu örneğinde gördük.
Bana göre önce bu halkın internetten bir işini kolaylaştırmak lazım (mail,iletişim,bilgi ihtiyacı karşılama,bankacılık), böylece hayatına interneti eklemek, sonra ondan alışveriş yapmasını beklemek, daha sonra alışveriş yaparken kıyaslama yapmasını beklemek lazım.
Bir diğer konu da. Belki yukarıdaki bu sebeplerden belki kendi ihmallerinden biraz da klasik sektör öncüleri ve yatırımcılar da e-ticarete soğuk bakıyorlar. Görünüşe göre bu ihmal onlara Amazon.com-Barnesandnoble benzeri hikayeler yaşatacak. Bu da onların sorunu tabii.
Sonuç olarak yeni bir sektör olsada yapmaya çalıştığımız iş, bir ürün veya hizmeti satmak nihayetinde. Bu da yazımın başında söylediğim gibi, bu topraklarda binlerce yıldır yapılıyor, e-ticaretin şu an popüler olduğu ülkelerin çoğunun keşif bile edilmediği zamanlardan beri.