Archive for Ocak, 2010

Google Aldatılmaz Anlanır,

Cumartesi, Ocak 9th, 2010

Google aldatılmaz anlanır.

Az önce bir arkadaşım sitesini Google da üst sıralara çıkarabilmek için benden görüş istedi. İyi kötü beş senedir bu işle uğraştığımı biliyor.  “Hediye, doğum günü, anneler günü hediye, babalar günü hediye…”  vb. gibi daha bir çek kelimede de uzunca bir süredir liderliği koruduğumuz için tabii insanlar bildiğimiz bir formül varsa duymak istiyor.

Bende bu konuda bir makale yazayım dostlarımıza tecrübe aktarımı olsun istedim.

Tabii internette hayat nerdeyse “Google da yoksan yoksundur” olunca, her uyanık Türk’ün hatta her uyanık dünyalının aklına gelen ilk şey Google’ı nasıl kandırabileceğini düşünmek oluyor :)   Tamam akıl akıldan üstün ama çalışanlarının çoğu aşırı eğitimli google da oldukça akıllı bir firma bence. İşini çok iyi yapıyor bu sebepten zaten bu kadar populer. Google gerçekten doğru sonuç verdiği için başarılı.

Hal böyle olunca, kandırma, yanıltma hamlelerine tedbirler çabuk alınıyor, ve bertaraf ediliyor.  Ayrıca sizin kandırma hamleniz rakibinizin de aklına geliyor o iki katını yapıyor sonuçta özetle bu gibi arama motoru yanıltıcı hareketler eninde sonunda sizi yukarıda tutmaya yetmiyor.

Peki herhangi bir kelimenin google aramasında yukarıda kalmanın yolu nedir ?

Bu işin yolu gerçekten orayı ( ilk sırayı, ilk sayfayı ) hak etmektir. Gerçekten iyi olmaktır. Yapılacak en iyi şey hedeflediğiniz Google arama sonucu ile alakalı en doyurucu, en estetik, en güncel, bilgi ( içerik ) olmaktır yapılması gereken.

Peki aynı kıvamda iki içerik varsa ne olacak, işte o zaman Google, daha populerini, daha eski siteyi, daha çok tavisye edileni, daha çok sayfa gezileni, daha öne alabiliyor.

O zamana kadar yapılcak şey tekrar ediyorum, yapılan google araması ile ilgili, en doyurucu, en güncel, en populer, en çok sayfası gezilen, en çok tavisye edilen, konuyla ilişkili sitelerle en çok bağı bulunan site olmaya çalışmak yapılacak en akıllı şey.

Son olarak, bir üst paragraftaki özelliklerde sitenizin ne durumda olduğunuzu, sitenizi host eden web master dan, google analytics programından, seo tools, web master tools gibi hizmetler veren web sayfalarından, alexa.com dan ölçebilirsiniz. Rakiplerinizin de çoğu özellikte size göre ne durumda olduğunu ölçebilirisiniz.

Yani google aldatmaya çalışacak hamleler yerine, onu anlamaya çalışacak hamleler yapmak daha kalıcı, daha az risk taşıyan, daha keyifli bir iş olur.

Sizlere kolay olmayan bu süreçte başarılar dilerim.

Lütfen soru sormaktan çekinmeyin.

Bizim başarıp artık keyfini çıkarttığımız bazı örnek kelimeler bunlar.

Google “Hediye” kelimesi araması
Google “Hediyelik” kelimesi araması
Google “Doğum Günü” kelimesi araması
Google “Anneler Günü” kelimesi araması
Google “Sevgililer Günü” kelimesi araması
Google “Sevgililer Günü Hediyesi” kelimesi araması
Google “Babalar Günü Hediyesi” kelimesi araması
Google “Yılbaşı Hediyesi” kelimesi araması  ve bunların onlarca benzerleri…

Anahtar kelimeler :Google da ilk sıra,  sayfa, seo, arama motoru optimizasyonu, google da nasıl üst sıralara çıkarım, google da üst sıralara çıkma.

Bir babanın vasiyeti.

Cumartesi, Ocak 9th, 2010

Fena bir vasiyet değil, ekleyeceğim şeyler olur ama bunu da yayınlamak istedim.

Bir babanın vasiyeti

Melih Arat

Bugünlerde vasiyetleri inceliyorum. En güzel vasiyetler bilgi olarak bırakılanlar. Para harcanıyor, bitiyor; babamızın ya da annemizin muhteşem karakterinin eğer bizi yetiştirmeye vakit ayır/a/madıysalar bize bir faydası olmuyor. Ben de bir tane jenerik vasiyetname geliştirmeye çalıştım. İlk taslak vasiyetnamenin bir kısmı aşağıda.

“Evladım, sana bir mülk kalacak olursa, bu mülkü sürekli bir gider olmaktan çıkar; yatırıma döndür. Kiraya ver ya da gelir getirecek bir işletmeye döndür. Arsaysa otopark, meskense ev, dükkansa işyeri olarak kirala ya da işlet. Mülkü satarsan hazır para kolayca harcanır gider. Tasarruflu ve tutumlu ol; lüks eşyalardan seni daha çok mutlu edecek olan cebindeki paradır. Bir kriz olduğunda lüks eşyalar seni kerize döndürür. Tasarrufun varsa kriz anında krallığın ortaya çıkar. Kazançlarının en az yüzde 10′unu tasarruf et; yüzde 20′si ile de yatırım yap. Yatırım yapmak ya da genel giderleri düşürmek gibi bir işlevi olmadıkça borç alma. Kimseye kefil olma. Çok yakın bir dostunsa küçük bir miktar borç verebilirsin.

İş yapacaksan enformasyonla kaldıraçlanan işleri tercih edebilirsin. Bill Gates dünyanın en zengin insanı, çünkü enformasyon satıyor. Bilgisayar satanın, her yeni satış için bilgisayar yapması gerekirken, bilgi satanın sadece müziğini / resmini / filmini / kitabını / CD’sini çoğaltması gerekiyor. Her çoğaltım da kâr anlamına geliyor. Yaptığın iş sıra dışı olsun. Fark edilsin. Sıra dışı işler kendi reklamını kendi yapar; markalaşırsın. Yaptığın her işte farklı olmaya çalış. Kendini sürekli geliştir ve sürekli öğren, yeni yetenekler kazan. Geniş bir çevre edin. Derneklere üye ol, seyahat et, her çevreden başarılı insanlarla dostluk kur. Fırsatlar ve bilgi, insanlar üstünden gelir. Değerde insanlarla etkileşimli iş modelleriyle ortaya çıkar. Yaptığın her iş basit bir ticaretten öteye hizmet etsin. Mal da satsan, otel de işletsen insanlara hizmet ettiğini unutma. Her zaman hem müşterilerine hem de topluma hizmet et. İşler yolunda gitmezse işi bırak ya da kapat.

İnsanlarla derin ve sağlıklı ilişkiler kur. Yaşamında uygun şekilde herkese yardım et. Yardım etmek bazen dinlemektir. Bazen referans olmaktır. Bazen bir imkan sağlamaktır. Yardım et. İnsanlarla uyumlu olmak için gayret et. İlkesel olarak ayrı düşüyorsan çatışmak yerine onlardan ayrıl ya da onların senden ayrılmasını sağla. Dostlarını, arkadaşlarını mümkün oldukça ziyaret et. Gidemiyorsan teknolojinin imkanlarıyla onların hatırlarını sor. Başarılarını, bayramlarını tebrik et. Her fırsatta hediyeleş. Seyahatlerden küçük de olsa hediyelerle dön ve sevdiklerine hediyeler ver. Çevrendekilerin beğenmediğin bir davranışları olduğunda, bunu çok ertelemeden birebir söyle. Arızalı bir arabanın seni yolda bırakmasını bekleyeceğine, servise sok ve sağlam bir şekilde yoluna devam et.

Ailenle ilgili sorumluluklarını bil. En iyi eş faturaları ödemeyi unutmayan, eve icra getirmeyen, elektriği suyu kestirmeyen eştir. Ailene zaman ayır. Onları sev. Birlikte öğren ve eğlen ve tüm aile üyelerine kendi yaşam amaçlarına ulaşmalarında uygun şekilde destek ol. Hediyeleşmeleri, kutlamaları ihmal etme.

Allah’ın adını anmayı unutma. Hak yemekten kork. Dünyanın başka bir yerine ve öteki aleme götürebileceğin tek şeyin temiz bir ahlak ve vicdan olduğunu unutma. Hata yaparsan tövbe et. Kendine zarar veren hiçbir şey yapma. Allah’ın bize çok az şeyi kısıtladığını ve çok şeyi serbest bıraktığının farkında ol. Kısıtlamalara değil, özgürlüklere odaklan. Ölmüşlerini unutma ve onlara dua et. Bu vasiyeti sen de çocuklarına bırak ki, onlar da hem sana hem bana dua etsin.”

Sonunda Bir Kampanyam Tuttu

Perşembe, Ocak 7th, 2010

Sonunda bir kampanyam tuttu.

Beş yıldır E-ticaret firmamı argo tabirle patlatmak için  denemediğim yol okumadığım makale kalmadı.

Önce 100 tl üzeri kargo bedava klasik kampanyası ile başladık işe. Yılbaşında bir kişiye kamera verdik. Yok sevgililer gününde birine cep telefonu verdik. İşte indirim yaptık, ürünlerin yanında hediye verdik. İki yıl sonunda bir gün oturdum düşündüm kuzum Allah aşkına biz bu 100 tl üzeri kargo bedava kampanyasını niye yapıyoruz. Kendime mantıklı bir cevap bulamadım derhal kadırdım.

O gün bu gün bir kampanya başlatmadan önce kendime çok mantıklı bir sebep ararım mutlaka. Önce 1+1=3 yani iki alana bir bedava kampanyasına başladık. Sadece karı kurtaran ürünlerde uyguladığımız bu kampanya bize hacim, kargo ve lojistik avantajı sağladı ve müşteri menuniyeti arttı.

Sonra her hafta bir ürünü pazartesi % 50 salı % 40 çarşamba % 30 …. indirimli sattık, bu da fena olmadı bazı stoklar eridi, müşteri memnuniyeti arttı.

Sonra meşhuuuur doğum günü sayfamız geldi ekrana. Basit bir uygulamasını yabancı bir sitede gördüğüm ve aşırı geliştirdiğim doğum günü takvimi hesaplama aracımızı sanırım 4 milyondan fazla kişi kullandı ve bizim kampanya miladımız oldu.

Son olarak “arkadaşın alışveriş yapsın 50 TL senin olsun “ adlı kampanyamız sevgili sitemiz HediyeDenizi.com‘a keyif vercek derecede katkı sağladı .

İlk defa bir kampanyadan bu kadar verim aldık açıkçası. Öyle bir tuttu ki hem insanlar kazandılar mutlu oldular hem biz büyüdük mutlu olduk.

Bakalım sırada bizi bir adım daha yukarı taşıyacak hangi hamle olacak.

Bildiğim birşey varki bir gün “Hediye Denizi” kelimesi “Hediye” kelimesinden çok aranacak.



Bir yılı daha geride bıraktık.

Cumartesi, Ocak 2nd, 2010

Bu gün 2 ocak 2010 cumartesi.

Ofiste oturmuş hesaplara kitaplara bakıyorum. Bir ara mola vermek için şöyle bir durakladım baktım ki. Bir koca yılı daha geride bırakıvermişiz bile.

Ne kadar da çabuk geride bırakıveriyoruz o kocaman, ümtiler beslediğimiz bir yılı.

Ama hayat böyle işte, molası, durağı, arası, bekle bir dakikası yok.

Gözünü açıyorsun dünyaya bir bakıyorsun son duraktasın :(

İşte bu ümitlerle kurmuştum çoçuğum sayılan HediyeDenizi.com’u. Beş koca yıl geçivermiş bile.  Daha dün gibi hatırlıyorum günde birtanecik alışveriş olsun diye heyecanla beklediğimiz günleri. Hatta bilgisayar başında beklemeyelim diye bir program bile yazmıştık satış olunca “gaannnnnk” diye bir kamyon kornası çalıyordu :)

Şimdi o program çalışsa başımız ağrır. Çünki tek çalışanlı HediyeDenizi artık yılda yirmi bin hediyenin paketlendiği. Alanının lideri kocaman bir firma oldu.

Henüz istediğim herşeyi yapamadım orda. Para kazanmanın ötesinde hedeflerim var. İnsanların keyfile hediye seçtiği, onlara hediye fikirlerinin anında canlı önerildiği, alışverişin her aşamasında keyif aldıkları. Muhteşem görünümlü paketlerin çıktığı ( paketi boş gelse bile insanı sevindirecek şekilde ) bir marka oluşturmak istiyorum bu firmadan.

Hani kahve kuru kahveci mehmet efendi’den, baklava baklavacı güllüoğlu’ndan alınır misali.

Hediye HediyeDenizi’nden alınır dendiği bir marka işte.

Bu hayallerle girdik 2010 yılına. Umarım hepimize bereket ve, sıhhat getirir.