Archive for the ‘ben’ Category

Bugün O’nu Mutlaka Arayın.

Pazar, Mayıs 8th, 2011

Bugün O’nu Mutlaka Arayın.

Eğer anneniz yaşıyor ise bugün onu mutlaka arayın.
8 Mayıs Pazar Anneler Günü.

Almış olabileceğiniz bazı hediyeler onu mutlu edebilir. Ama onu asıl sevindiren, yüzünde o gururlu gülümsemeyi asıl oluşturan şey, dünyadaki en değerli varlığı olan siz ile görüşebilmek, konuşabilmektir.

Saygı ile tüm annelerin Anneler Günü’nü Kutluyorum.

Fatih PAKDAMAR
HediyeDenizi.com
Kurucusu



HediyeDenizi.com Hakkında

Hediyedenizi.com , ofisinizden hatta evinizin konforundan ayrılmadan, saatlerce yorulmanıza gerek kalmadan, sevdiklerinize zevkle hediye seçip göndermenizi kolaylaştıran, güvenli bir İnternet mağazasıdır.

Hızlı ve modern alt yapısı sayesinde binlerce ürünü birkaç dakikada fiyata, konuya, duruma ve yaş aralığına göre eleyip, kısa zamanda sıra dışı sürprizler hazırlamanıza yardımcı olur ve beğendiğiniz o güzel hediyeyi tam zamanında yerine ulaştırır.

Dünyada hızla yayılan bu alışveriş türünü size ülkenin en güçlü bankalarının güvenlik sistemleriyle(örneğin kredi kartı numaranız bankadan başka kimse tarafından görülmeden) ulaştırıyoruz. Ayrıca hediyedenizi.com diğer bütün kişisel bilgilerinizi üçüncü şahıslarla paylaşmamayı ve kimseye satmamayı kesinlikle garanti eder.

Bütün bunları yaparken en belirgin ve üstün hedefimiz ise sizin en memnun şekilde aradığınız O hediyeyi bulmanızı sağlamaktır.

Dayım benim, Lutfi Şirikçi.

Çarşamba, Ekim 27th, 2010

Fotoğrafta gördüğünüz jön benim dayımdır.

Fotoğrafını görünce bir makale yazmak içimden geldi.

Kendisi sadece bu fotoğrafta değil hayatın genelinde şık bir insandır.

Giyinmeyi, gezmeyi, yaşamayı, İstanbulu, seven gustosu oldukça yüksek bir beyefendidir.

Allah hayırlı uzun ömür versin sevgili dayıcığıma…

.

.

Fotoğraf  karesi : Lutfi Şirikçi, Kapalı Çarşı Kılıççılar Sokak, Umut Gold, İstanbul.

Öss tercihi yapacak gençlere önerilerim.

Pazartesi, Temmuz 20th, 2009

Akademik kariyerim çok parlak değil ama sağolsunlar etraftan sürekli soruyorlar nasıl Öss tercihi yapalım diye.

Hem bir kayıt olsun diye hemde toplu bir cevap niteliğinde Öss tercihi konusundaki fikirlerimi yazmak istedim.

Bu konuda ilk söyleyeceğim şey okulların ve bölümlerin üstünde, yaşanacak üniversiteli olma kültürünün kesinlikle alınması gerektiğidir. İlk iki yıl dersleri zaten çoğu alanlarda ortak derslerdir. Ayrıca bu ülkede çoğu insan okuluyla ilgili birşeyler yapmaz. Önemli olan bir şekilde ! hayata hazır olmaktır.

İlk önerim, daha net hedefler yoksa bölümün etiketine takılmamaktadır. İşletme okumak gibi … İşletme okuyup klima satmak ve coğrafya okuyup kilma satmak arasında çok bir fark olmadığını düşünüyorum.

İkinci önerim aklınızdan geçen bölümün mezunlarını iyi gözleyin, ne yapıyorlar nasıl yaşıyorlar, ne şartlarda hangi gelir düzeyine çalışıyorlar. Bunlar sizin kariyer hedefinizle örtüşmeli.

Üçüncü önerim eğer çok net bir kariyer tercihiniz yoksa, veteriner olmak gibi, udi olmak gibi.  En rahat gidebileceğiniz kültürel katkıları en fazla olan, ve kesinlikle en ekonomik olan il, üniversite ve bölümü tercih etmenizdir.

Sonuçta dediğim gibi asıl olanın 2 yada 4 yıl size verilen o üniversiteli olma süresini, en dolu, en verimli, en sosyal, eğitici şekilde yaşamaktır.

Ne bu sınav ne de bu okul  hayattaki saadet ve başarınızı garanti edemez. Önemli olan geçen zamandan alabildiğiniz verim ve keyiftir.

Kolaylıklar dilerim.

Detay sormak isteyenler lütfen fatihpakdamar@hediyedenizi.com a yazmaktan çekinmesin.

İş yerinde boş zaman olmaz

Çarşamba, Nisan 1st, 2009

“Her çalışan veya bir konuyla uğraşan herkes, o işi veya hizmeti bir üst konuma taşıyamıyorsa, bir üretkenlik katamıyorsa, bir başka deyişle şu hayata kendi yetenekleri ve şahsiyeti ile bir imza atamıyorsa,  bence makinedir.”

Okullarda çok şey öğreniyoruz ama bazı etik kavramlar maalesef okullarda öğretilmiyor. Oysa hala usta çırak ilişkisi ile veya dededen toruna babadan oğula geçen ve öğrenilmesi gereken kavramlar var.

Bunlardan biri de bu yazının başlığıdır. “İş yerinde boş zaman olmaz”.  Eskiden çok eskiden bu işverenin hakkı, veya milli kaynak israfı olarak bile görülürdü. Ama günümüzde bu kavramlar nerdeyse kayboluyor.

Belli bir emek veya üretkenlik karşısında, çalıştığın iş yerinde teamül olarak boş bir zamanın olmaması lazımdır.  Amelelik istisna.  Çünkü o meslek, iş verilirse çalışır karşılığını alır, iş olmazsa oturur yeni bir iş bekler.

Budun dışında her ne iş yapıyorsanız yapın, usta, kalfa, ya da çıraksanız

-tertemiz ve düzenli olmanız,

-tezgahınızın tertemiz ve düzenli olması,

-işinizin gereklerini çok iyi bilmeniz,

-heyecanlı ve hevesli olmanız,

-yaptığınız işi geliştirmeniz,

-keyifle ve layıkıyla yapmanız,

-maddi ve manevi olarak bir üst basamağa taşımanız,

-arkanızdan aferim, eline sağlık, veya helal olsun dedirtmeniz,

beklenir.

Şu hep arayıp durduğunuz başarı, terfiler, ve ilerleme bunlardan sonra zaten sizi otomatik olarak bulur.

Aslında farklı bir pencereden bakarsanız bu ülke sorunudur bile. İnsanlar işini kendi içlerinde üretken olarak yapmazlarsa bir üst basamağa taşıyamazlarsa ülkeler de yapamaz. İşte bu yüzdendir ki hep yeni icatlar fikirler, Amerika’da bulunur, Avrupa’da  İtalya’da  Almanya’da  bulunur.

Vaktiyle yurt dışında bizzat şahit olduğum bazı küçük örneklerle ne demek istediğimi anlatmaya çalışayım. Örneğin amerikada çoğu oto yıkamada personelin elinde farklı boylarda küçük fırçalar, farklı bezler, ve farklı deterjanlar olurdu. O yıllarda bizde bütün araba iç dış, tekerinden direksiyonuna kadar bir bezle ve tek deterjanla yıkanır ve asla fırça kullanılmazdı. Oysa biraz düşünen herkes, küçüçük ve düşük maliyetli bir fırçanın oto yıkama işine, müşteri memnuniyetine neler katabileceğini akıl edebilir. Çünki otomobilin farklı şekillerde yüzeyleri ve farklı dokuda parçaları var. Ve bunların hepsine el uzanmaz.

Veya bir kuru temizlemeci, bakarsınız kütüphanede lekeler, ve kumaşlar üzerine okumalar yapıyor, veya denemeler yapıyor. İşini daha verimli, daha keyifli, daha kaliteli ve hatasız yapabilmek için.

Veya bir teknisyen elindeki bilgisayarlı oyma makinesinin yeteneklerini keşfedip farklı malzemelerde oymalar yapabiliyor. Oysa biz adamların yaptığı makineyi bile fonkisyonları ile tam kullanamıyoruz. Geçenlerde bir arkadaşım anadoluda küçük bir ilde bir müşterisinin 6000 euro ya asker künyesi yazmak için bilgisayar destekli bir makine aldığını söyledi. Oysa o makine ahşap, metal, cam, plastikler dahil nerdeyse sınırsız şekil ve uygulamalarda ürün üzerine yazı yazabiliyor. O kullanıcının bunlarda haberi bile yok… Çünkü dünyadan haberi yok.

Özetlersem bütün bunlar, insanların önem vermediği bazı kavramların yozlaşması ile bir ülkenin, üretkenliğinin, dürüstülüğünün, azalmasına, dışa bağımlılığının, tembelliğinin, vasatlığının, taklitçiliğinin artmasına sebep oluyor.

Her çalışan veya bir konuyla uğraşan herkes, o işi veya hizmeti bir üst konuma taşıyamıyorsa, bir üretkenlik katamıyorsa, bir başka deyişle şu hayata kendi yetenekleri ve şahsiyeti ile bir imza atamıyorsa,  bence makinedir.

Ben bir makine değilim, hayatı yaşamak isteyen bir bireyim, yaşamımın şu dakikasına kadar da hiç boş vaktim olmadı gün ve geceler bana yetmiyor ve bundan da acayip keyif alıyorum. Şu gün ölsem aklım arkada kalmaz.

Fatih Pakdamar

HediyeDenizi.com
Kaptan-ı derya

fatihpakdamar@hediyedenizi.com


Uyanıklık başarı getirmez…

Cuma, Kasım 7th, 2008

İnsanoğlu bir ömür çabalar.

Kimisi ünlü olmak için, kimisi zengin olmak için, kimisi sadece başarmak için.

Ve hep uyanık olanların başaracağına inanılır.

Oysa ben ona inanmam, bence başarının anahtarı, samimiyette, fedakarlıkta ve vefadadır.

Uyanıklık bana hep birilerinin uyutulduğu hissini verir :)

Ambulansın peşine  takılmak.
Sıraya kaynak yapmak.
Hastanede torpille sıra bulmak.
Arkadaşına çelme takmak.
Birinin emeğini kapmak.
Birinin ekmeğini kapmak.
İçeride adamı olmak.
Entrika, plan, hesaplar hesaplar…

Evinde, işinde, arkadaşlığında daha samimi olabilmek, daha fedakar olabilmek, daha vefalı olabilmek başarmaktır bence.

Ama insan önce kendiyle samimi olmalı. Bir dostuma sahtesi ile ayırt edilemiyorsa niye, saate ya da dolma kaleme çok para verdiğini sordum.

O da bana “sahtesi olduğunu benim bilmem yeterli” demişti.

Gerçekten düşünmüştüm o zaman. 1000 dolarlık nesneyi 100 dolara almak mıydı kar ?

Yaptığın işi hakkıyla yapacaksın.

Şu hayatta önce kendine hesap verebileceksin ben onu derim. Adam gibi yaşayacaksın, adam gibi çalışacaksın, adam gibi öleceksin.

Kasım 2008 istanbul
gecenin de bir yarısı

Endoskopi ve Google semineri

Çarşamba, Ekim 29th, 2008

Geçen çarşamba sabah 07:00 da endoskopi oldum. Bu 3. olduğu için epey tecrübe kazanmışım. Bu seferki alet de biraz konforlu idi, vesselam çok yıpranmadan 10:30 gibi vapurla karşıdan döndüm (hikmeti var) mesaiye başladım.

Yine Allah’a şükür ileri derecede gastrit çıktı :) her seferinde bu sefer ülser olduk valla diye gittiğim için,  ileri gastrit beni sevindiriyor. Sebebi stresmiş üzerinizden ırak. Birde sıkı rakı içmem lazımmış bu hale gelmesi için. Bu demek ki benimki stresten kesin :) Vapurun hikmeti de burdan, doktor biraz keyif almaya çalış hayattan diye nasihat etti. Bende para verip geçtiğim karşı yakadan para verip vapurla döndüm, bir de kıyak boğaz çayı içtim.

Buaraya kadar okuduysanız  Google‘la ne alakası var bunun diyebilirsiniz. Başlık biraz  SEO ama yine de hepten alakasız değil. Aynı gün Ritz-Carlton otelde Google’ın baya şaşaalı bir semineri vardı. Şöyle boğaza nazır bir lüksü bir müddet yaşayıp, güzel güzel bilgiler öğrendik. Övünmek gibi olmasın anlattıklarının epeyini biliyordum ama yinede öğrenmenin sınırı yok.

Birçok sıcak ilişkinin yanı sıra, çıkarken aldığımız kallavi kumanya çantasını sallaya sallaya işimize döndük. Sonuçta ne oldu, zaten sevdiğimiz hayranı olduğumuz Google firmasına karşı daha pembe, daha pozitif düşünceler besleyerek hayatımıza devam ediyoruz.

Her gün kullanıp gıcık olduğum DigiTürk servisi ve firması ile kıyaslandığında hoş bir hamle. Tebrikler Google, bizi tanıdığın ve tanımaya çalıştığın için, işini iyi yapmaya çalıştığın için, ve yaptığın için.

İyi ki varsın.

ilk milyon dolarım

Çarşamba, Temmuz 16th, 2008



Emekliliğime sakladığım porojelereden biridir “İLK MİLYON DOLARIM”.

Basitçe anlatırsam, emekli olunca bir kitap yazıyorum ilk milyon dolarımı nasıl kazandığımı şöyle bir hayat hikayemle de harmanlayarak anlatıyorum. Deli gibi satıyor 1 milyon dolar da kitaptan kazanıyorum.

Niyetimiz niyet :)

Şimdi bu projenin iki şekilde hayata geçirilme şansı var

1- Bu kitabı yazmak için gerçekten ilk bir milyon doları kazanmam lazım.

2-Aslında ortada bir milyon dolar yokken hayat hikayemi yazıp, kitabın satışından bir milyon doları kazanmam lazım.

Tabii bu durumda kitabın son sayfasına, “Sayın okurlar işte bütün olanlar oldu, ben çok çalışmama rağmen istediğim paraya ulaşamadım, ama kısmetse sizler bu kitabı aldığınız için ulaşacağım.” yazılabilir. (sanki Secret başka bir taktik mi)

Bir ara 2 numaralı versiyonu düşünmedim değil ama Türkiye’deki kitap okuma oranı!! ve kitap fiyatları beni 1. maddeye yöneltti. Durum böyle olunca da işin bir orjinalliği kalmadı ben de artık birçoğu gibi ticaret yaparak para kazanmaya uğraşıyorum.

Yine de fikrin orjinalliğine saygımdan dolayı buna bir makale yazmak gerekir diye düşündüm.

:)

Doğum Günü Takvimim

Pazar, Temmuz 13th, 2008

Doğum Günü Takvimim

18 Temmuz 2008
02:37 itibarı ile

23 Mayıs 1975
Bir Cuma günü dünyaya geldin
Sen doğalı 403 ay geçti
Sen doğalı 1730 hafta geçti
Sen doğalı 12110 gün geçti
Sen doğalı 290641 saat geçti
Sen doğalı 17438497 dakika geçti
Sen doğalı 1046309825 saniye geçti

Şu anda 33 yaşındasın
Bir sonraki doğum gününe 309 gün var
Bir sonraki yeni yıla 166 gün var
Hicri takvime göre doğum tarihin 12 Cemaziye’l-Evvel 1395
Tahmini ana rahmine düşme tarihin 16 Ağustos 1974

Ortalama Türk erkeği ömrüne 33 yılın kaldı
Ortalama gelişmiş ülkelerdeki erkek ömrüne 39 yılın kaldı
Ortalama Türk kadını ömrüne 38 yılın kaldı
Ortalama gelişmiş ülkelerdeki kadın ömrüne 46 yılın kaldı
Allah uzun ömürler versin

Senin yaşına eşit bir ördek 9 yaşında
Senin yaşına eşit bir keçi 6 yaşında
Senin yaşına eşit bir kedi 17 yaşında
Senin yaşına eşit bir at 19 yaşında
Senin yaşına eşit bir balina 169 yaşında

İkizler burcundansın
Burç taşın Zümrüt

Burç Uyumları
Terazi ve Kova burçlarıyla uyumun çok iyi.
Yengeç, Aslan, Koç ve Boğa burçlarıyla uyumun iyi.
Akrep, Oğlak ve Balık burçlarıyla uyumun orta.
Başak ve Yay burçlarıyla uyumun kötü.

Burcuna göre çiçeğin Gül
Gül ikizlerin sembolüdür. Çiçeklerin kraliçesi özellikle ikizleri etkiler. İkizler sadece onun çekiciliğini değil onun nasıl yetiştirileceğini de bilir. Bakımı ve diğer işlerine de hakimdir.

İkizler burcunun ünlüleri;
Adile Naşit Bülent Ecevit Tansu Çiller
Çetin Altan George Bush J.Paul Sartre
Marilyn Monroe Clint Eastwood Tony Curtis
Che Guevera John F. Kennedy John Wayne
Thomas Mann Erdal İnönü Şebnem Özinal
Kerem Alışık Kenan Doğulu Nilüfer
Bülent Ersoy

İkizler burcuna uygun meslekler;
Komisyoncu, bankacı, yargıç, avukat, diplomat, edebiyatçı, yazar, kuyumcu, mufettiş, gazetecilik, radyo sunuculuğu, bilgisayar uzmanlığı

İkizler burcunun gök cismi: Merküri: Zeka, Hareket temsilcisi

Kader Sayın 5 (Yazıcı)
Dogustan Merkur ozellikleriniz var. Enerji canlisiniz.Ince bir zekanizin yani sira iyimser bir kisiliginiz var. Yasam sizin icin cesaret gerektiren bir macera. Eglenmesini dahasi yasamasini cok iyi biliyorsunuz. Yasamin degiskenligi sizin degisik ve cesitlilige olan duskunlugunuzle tam bir uyum icinde oldugundan yasama rahatlikla ayak uydurabilirsiniz. Dunyanin merkezi olmaktan hoslaniyorsunuz. Ama olmadiginizi bir turlu kabul etmek istemiyorsunuz.Ozgurlugunuze cok duskunsunuz. Ve hic bir seyin sizi ozgurlugunuzden alikoymasina izin vermiyorsunuz.Sozcukleri kullanmada cok basarilisiniz. Bundan dolayi konusmaya dayali mesleklerde cok basarili olursunuz. Eglence ve yazin dunyasinda bir yildiz gibi parlayabilirsiniz. Ancak ustun konusma yeteneginiz bazen sorunlarada yol acabilir.Bilmediginiz konulara dalarak mahcup olabilirsiniz.Degisken bir karakteriniz var. Bu kotu bir ozellik degil.Kimileri icin bir zevk de denilebilir. Size gore akilli insan zamana ayak uydurmak zorundadir.Ihtiyaclarinizin neler oldugunu biliyor ve bu ugurda yapmaniz gerekenlerden kacmiyorsunuz. Sizin icin mutluluga giden yol buradan geciyor. Her ne pahasina olursa olsun almak.Mutluluk kendinizi ifade etmek ve basariya ulasmaktir.

Dogum gününüze göre hangi hayvansın? (Aslan)
Siz lider olmak için doğmuşsunuz. Sözünü dinleten, dediğini yaptıran birisiniz.
Kararlı tavırlarınız çevrenizdekileri etkiliyor.
İnsanların arkadaş olmak isteyebiliceği birisiniz.

Burcunuza göre tatil seçeneğin;
İkizler için seyahat, yeni şeyler öğreneceği, heyecanlı deneyimler yaşayacağı, ufkunu genişleteceği ve hayatına yeni bir bakış açısı kazanacağı harika bir fırsat demektir. İkizler insanı tatile dinlenmek için değil, değişiklik için gider. Tatil programı yaparken dikkat etmesi gereken en önemli konu, gittiği yerde kafaca ve fiziksel olarak tamamen meşgul olabileceği aktivitelerin olmasıdır. Plajları, tarihi yerleri, müzeleri, alışveriş merkezleri, güzel manzarası olan ve kısa geziler yapabileceği diğer tatil yörelerine yakın bir yer seçmelidir. İkizler burcu, Yay ve Balık gibi çift bedenli bir burçtur, tatilinde iki ülkeye, iki şehre birden gitmek isteyebilir.
İkizler burcu, bulunduğu yörenin kültürünü, yaşam tarzını yansıtmayan lüks otelleri tercih etmez. Onun yerine minik otelleri, pansiyonları, aile işletmelerini tercih eder. Haberci ruhlu İkizler’in odasında bir TV, yakınlarda ise gazete bayii ya da kitapçı olmalıdır.

Burcunuza göre şarkı; Ehh sizin bu karmaşık ruh haliniz pek şaşırtmadı bizi. Şıpsevdisiniz bu gün çiçek der yarın kelebeği seversiniz. Bizce en güzeli size biçilmiş kaftan Nazan Öncelde “Aşık değilim olabilirim.. yüzde elli sevebilirim..”

Doğum günlerinde dünyadaki hit şarkıları öğrenmek istiyorsan tıkla
Burcunuza göre internet alışkanlıkların; İkizler burcu Zodyağın en kıl burcudur. Varsa yoksa forumlarda rep peşinde koşan keza sevilen sevimli bir burçtur. Değişkendir sohbet odalarında bir gün psikolog sonra ki gün astrolog abartıp ürolog bile olabilir.

Burcunuza göre giyim tercihlerin; Kıyafet seçimi konusunda oldukça cesur olurlar. Herkesin kolayca giyemeyecekleri kıyafetleri büyük bir rahatlıkla giyerler. Cesaretleriyle insanları şaşırtırlar. Çok abartılı ve bol renkli giysileri tercih ederler.

Korkuların; Bilgi verme ve bilgi alma işlevini sürdürememek, ellerini ve konuşma yeteneğini kaybetme korkusu

Sen doğduğunda cumhurbaşkanımız Fahri Korutürk idi. Biyografisi için tıkla

Sen doğduğunda başbakanımız Süleyman DEMİREL idi

Doğduğunuz yıl asgari ücret: 1200 TL

Sen doğduğun gün Amerikan Doları 14.28000 TL idi

Sen doğduğun gün Alman Markı 6.06900 TL idi

Doğduğun günün Hürriyet Gazetesi ilk sayfası :

1974-1975 sezonunun şampiyon takımı Fenerbahçe, gol kralı Ömer Kaner (Eskişehirspor) 14 gol
1975-1976 sezonunun şampiyon takımı Trabzonspor, gol kralı Cemil Turan (Fenerbahçe) 14 gol

Sen doğduğun gün gökyüzünde ay tam olarak böyle görünüyordu,

Nerdeyse dolunaymış :)

Senin doğduğun tarihte bunlar oldu

Tarih Bilgi

23/05/1795 Olay Fransa’da kadınların toplantılara katılması yasaklandı.

23/05/1906 Ölüm Norveçli yazar Henrik İbsen

23/05/1919 Olay İzmir’in Yunan kuvvetlerince işgalini kınamak amacıyla İstanbul Sultanahmet Meydanı’nda yapılan mitinge 200 bin kişi katıldı.

23/05/1928 Olay Türk Vatandaşlığı Kanunu kabul edildi.
23/05/1928 Olay Tekke ve zaviyeler kapatıldı.

23/05/1938 Olay İstanbul Elektrik Şirketinin hükümetçe satın alınmasına ilişkin sözleşme Ankara’da imzalandı.

23/05/1943 Ölüm Hikaye yazarı Hulusi Koray öldü.

23/05/1945 Olay Almanya’daki Nazi rejiminin baskı örgütü SS birliklerinin başı, gizli servis Gestapo’nun ikinci adamı ve Hitler’in Avrupa’daki Yahudileri yok etme programının mimarı Heinrich Himmler, İngiliz birliklerince tutuklandığının ertesi günü intihar etti.

23/05/1949 Olay Sovyet lideri Josef Stalin Berlin ablukasını kaldırdı ve II. Dünya Savaşı sonrası ikiye bölünen Almanya’nın batısında federal cumhuriyet ilan edildi.

23/05/1951 Doğum Dünya Satranç Şampiyonu, uluslararası büyük usta Anatoliy Karpov

23/05/1960 Olay İsrail ajanları 6 Milyon Yahudinin ölümünden sorumlu tutulan Adolf Eichmann’ı Arjantin’de ele geçirdi. Eichmann yargılanmak üzere İsrail’e götürüldü.

23/05/1965 Olay Adalet Partisi Antalya Milletvekili İhsan Ataöv “Milliyetçi öğretmenler ayaklandığı gün içim müsterih olacaktır. Ölenler şehit, kalanlar gazi sayılacaktır” dedi.

23/05/1971 Olay İstanbul’da sokağa çıkma yasağı kondu. 25 bin asker ve polis kentte arama yaptı.

23/05/1978 Olay İmralı Cezaevi’nden kaçan Amerikalı Billy Hayes’in yazdığı roman Geceyarısı Ekspresi adıyla sinemaya aktarıldı. Türkiye, filmi protesto etti.

23/05/1983 Olay “Çizgilerle Nazım Hikmet” kitabında komünizm propagandası yaptıkları iddiasıyla Müjdat Gezen ve Savaş Dinçel tutuklandılar.

23/05/1991 Ölüm CHP’nin eski genel sekreterlerinden Kemal Satır öldü.

23/05/1992 Olay İstanbul’a 117 yıl hizmet eden Galata Köprüsü yerinden sökülerek Haliç’e çekildi.

23/05/1994 Ölüm Seramik sanatçısı Atilla Galatalı 58 yaşında öldü.

23/05/1995 Olay ”Kömür kralı” olarak tanınan Yeni Günaydın ve Tan gazetelerinin sahibi Bekir Kutmangil silahlı saldırıda öldü.

23/05/2002 Olay Ankara’nın en eski ve en büyük sinemalarından Akün, 1975 yılında Ertem Eğilmez’in unutulmaz filmi ”Hababam Sınıfı” ile açtığı perdelerini, yine aynı filmle bir daha açılmamak üzere kapattı.

Doğum Günü Hesaplama sayfası, HediyeDenizi.com’un size hediyesidir

Copyright HediyeDenizi.com ©2005
designed & powered by tekrom

About me Fatih Pakdamar www.HediyeDenizi.com manager.

Pazartesi, Haziran 9th, 2008

Mr. Fatih Pakdamar.

i was born in Kahramanmaraş / Turkey in 1975. Finished Anotolian High School in 1993 at the same city.

Started to istanbul universtiy physics department, and ended it up at 1998.

i’ve been in Ny at columbia university as a foreing language student for a year and been in UC berkeley as a graduate b.a. student betwen 1999-2000.

i’ve been wroking on cotton yarn trade and b2c online gift selling.

i’ve got married and have a 2 years old son.

i have interest on management, b2c, web marketing, and seo.

Babaların da bir günü var. ( 15 haziran 2008 babalar günü )

Çarşamba, Haziran 4th, 2008

Az önce HediyeDenizi.com üyelerine babaların da bir günü var konu başlıklı bir tanıtım e-maili gönderdik. Ben de genç bir baba olarak sevgililer günü ve anneler gününün gölgesinde kalan babalar günü ve aralarındaki alışveriş yoğunlukları hakkında bir makale yazmak istedim.

Üç yıl kadar önce HediyeDenizi.com’u kurarken anneler gününün mü daha fazla sevgililer gününün mü daha fazla ürün satacağı hakkında ileriye dönük tahminler yapmaya çalışıyorduk. Tabi o zamanlar google trends olmadığı için bu tahminleri klasik perakende verilerini kullanarak ve akıl yürüterek oluşturmak zorunda kaldık.

Çok başarılı tahminler yapamadığımızı ikinci yılın sonunda anlamaya başladım, bir fizikçi olarak az sonra sizlerle paylaşacağım sonuçların sebeplerini tahmin etmek üzere çok düşündüm.

Öncelikle sevgililer günü alışverişlerinin açık ara zirveyi elinde tutması beklemediğimiz birşeydi. Açıkçası anneler günü hediye alışverişlerinin daha hacimli ve fazla olacağını düşünüyorduk. Anneler günü hediye alışverişlerinin paket ortalaması sevgililer günü hediye alışverişlerinin paket ortalamasına göre % 20 daha fazla tuttu ama sevgililer günü toplam hacmi kesinlikle anneler günü toplam hacminin iki katı olarak şekillendi.

Bu sonuçta, bizim hitap kesmimiz, ürün gamımız, etkili olmuş olabilir; ya da 2-3 kardeşin bir annesi ama herkesin bir sevgilisi olabilir :) Anneler günü hediyesinin evde saklanma zorluğu alışverişi sona erteliyor bu da tüketiciyi en yakın hafta sonunda klasik kanallardan alışverişe yönlendiriyor olabilir. Tüketime sevk edici bu günlerin medya ve halk içinde lansmanının etkisi olabilir. Ama bütün bunlar babalar günü alışverişlerinin dramatik şekilde düşük olmasına bir açıklama getiremez.

İşte bu noktada hep geride kalan, coşkusunu içinde tutan, sevincini içinde tutan, biriciklerini belki uyurken seyreden, klasik, otoriter Türk baba anlayışının çok etkili olduğunu düşünüyorum. Yine de her geçen gün ülkemizde babalar ve evlatları arasındaki diyalogun arttığını görüyorum, bu artışın babalar günü hediye satışlarına da yansımasını hem bir baba olarak hem de bir satıcı olarak yürekten temenni ediyorum :)

Bu konuya destek olması amacı ile özel bir babalar günü hediyeleri kategorisi oluşturduk. Ayrıca babalar günü hakkında hazırladığımız özel sayfada da konu hakkında yazı ve makaleler bulabilirsiniz.

Bu arada benim en sevdiğim babalar günü hediyesi henüz internetten satılmıyor maalesef. O el emeği ve sevgiyle üretildiği için oldukça pahalı bir ürün. Yani paranın satın alamayacağı şeylerden…

Bu vesile ile tüm babalara 15 haziran 2008 de sevdikleriyle hoş bir babalar günü geçirmelerini ve mutluluk depolamalarını diliyorum.

Hoşçakalın