Archive for the ‘e-ticaret’ Category

İnternette parasız e-ticaret dönemi

Pazartesi, Mart 16th, 2009

“takasmerkezi.com, yeni iş modeli ile üyelerin   birbirleri ile yaptıkları alışverişlerde, parayı devreden çıkarıyor”

İSTANBUL – Mavi Kelebek New Media Solutions çatısı altında, yaklaşık bir yıllık bir geliştirme sürecinin sonunda yayına açılan takasmerkezi.com, ticaret anlayışına alternatif bir çözüm sundu.

Site, unutulmuş ticaret yöntemi olan takası, teknoloji ve internetin gücü ile harmanlıyor ve tüm sürecin bir merkez tarafından kontrol edildiği %100 güvenilir bir sistem oluşturuyor.

Ürünlerin satışında tercih edilen ikinci el veya açık arttırma sitelerinin tersine, takasmerkezi.com’da bireyler arasındaki alışverişte para kullanılmıyor.

Her üye için açılan bir cari hesapla, bir işlem gerçekleştiğinde, ürün bedeli kadar sanal para, alıcının hesabından satıcının hesabına geçiyor. Bu para sadece site içerisinden ürün almak için kullanılabiliyor.

takasmerkezi.com projesinin yaratıcısı Mavi Kelebek New Media Solutions Genel Müdürü Önder Eren “Hedefimiz, yarattığımız bu yeni parasız ticaret anlayışını sadece Türkiye’de değil, Kuzey Amerika ve Avrupa kıtasında da açacağımız kardeş sitelerle yaymak. Bunun için çalışmalarımızı eşzamanlı olarak başlatmıştık. Türkiye’deki operasyonumuzun bizim için büyük bir tecrübe olacağını düşünüyoruz. Yaptığımız araştırmalar bu konuda ciddi bir boşluk olduğunu, internet kullanıcılarının bu tip bir modele ihtiyaç duyduğunu gösteriyor” diye konuştu.

Kaynak www.dunya.com   16 mart 2009

Önder hakkınızda Dünya Gazetesinde çıkan makaleyi bloğuma taşımak istedim, bu vesile ile seni tebrik ediyorum.

Türkiye’nin Önde Gelen E-Ticaret Siteleri

Cuma, Kasım 21st, 2008

Türkiye’nin en büyük hediye sitelerinden biri olduğumuzu kanıtladık.

Alexa.com’un yaptığı Türkiye sıralamasında 11. sıradayız.  2005 yılından beri 25 kategoride 20 binden fazla hediyeyi internet üzerinden satmaya çalışıyoruz. Çok ilginç, başka yerde bulunmayan, romantik, sıradışı hatta kişiye özel hediyelerimizle yüzlerce teşekkür aldık. Dünyanın en büyük arama motoru Google’da “hediye” yazıldığında ve daha birçok kelimede ilk sırada Hediyedenizi.com var!

Bugüne kadar en önemli amacımız müşteri memnuniyeti oldu. Müşterilerimizin aradığı hediyeyi rahatlıkla bulabilmesi, kendini güvende hissedebilmesi için elimizden gelen çabayı gösterdik ve başarılı olduk. Ülkenin en saygın bankalarının güvenli ödeme ağları ile tam zamanında ulaşan siparişlerle en güvenli hediye sitelerinden birincisi olmaya devam edeceğiz.

Hediyedenizi.com gün geçtikçe büyüyor. Almamız gereken daha çok yolumuz var. Ama şimdiden bu derece başarılı olmak bize büyük gurur veriyor. Zirve o kadar da uzakta değil !

Bugüne kadar binlerce hediyeyi güleryüzle paketledik (20 bin kadar ), içine sevgimizide kattık. Aslında bu konuda söylenecek en önemli şey bu işin bize keyif verdiğidir, ya da bizim bu işe gönül verdiğimizdir.  Siz Hediyedenizi.com’a güvendiğiniz sürece biz size sınırsız hediye seçenekleri sunmaya devam edeceğiz.
İlginiz ve güveniniz için sonsuz teşekkürler…

HediyeDenizi.com

Kurumsal Hediye Sayfamız Açıldı

Salı, Ekim 28th, 2008

Yıl sonu yaklaşıyor. Üç yıldır biraz daha olgunlaşalım diye ertelediğimiz kurumsal hediye sayfası artık hazır.

Sayfa fena olmadı, umarız etkili olur. Hoş bir haftadan az bir zamanda google onu şık bir yere yerleştirdi ama asıl olan sizin beğenmeniz.

Eğer kurum sahibi okuyucularımız varsa, bu vesile ile onlara deneyimimizi sunmak isteriz. Kurum sahibi olmayanlar da :) bu linki kurumlarının satın alma departmanlarına gönderebilirler.

http://www.hediyedenizi.com/KurumsalHediye.php

İlginç ve kaliteli içeriği ile ilgilerini çekeceğinden eminiz.

Şimdiden nice senelere…


“Kurumsal hizmetlerinin temel ilkelerinden olan kalite; bizde sadece ürün kalitesini değil, HediyeDenizi.com deneyimi ile geliştirilen bakış açısını ve çözüm odaklı yaklaşımı da ifade ediyor.

2005 yılından bu yana faaliyette bulunan Türkiye’nin alanında ilk ve en büyük hediye sitesi HediyeDenizi.com un bilgi ve tecrübesi ile oluşturulan kurumsal satış sayfası; kişiye özel ürünler ve kurumsal hediyenin en son trendleriyle artık hizmetinizde…

HediyeDenizi kurumsal kimliğinizin profesyonel takdimini en iyi şekilde yapmak için; tüm istek ve ihtiyaçlarınızı kusursuz bir şekilde özenle dinler, hazırlar ve sunar.”

Lacivert’te bir akşam için birkaç yıl daha beklemek lazım sanırım.

Perşembe, Ekim 16th, 2008

Ersan Özer‘in dışarıya sızdırdığı ve Selçuk Hoca‘nın yorum yaptığı şu ve şu konulu makaleleri okudum. Meraklısına (internetten geçinmeyi hedefleyen) ikisini de ekibime özellikle ikincisini okumasını tavisye ediyorum.

e-bizim için heyecan verici şeyler. Bizim sektör abilerimiz bu konuyla ilgili avrupalı yatırımcılarla, boğazın yüzük taşında bir akşam yemeği yiyip sektörümüze yapılması muhtemel yatırımları konuşuyorlar. Bu da tabii bizim motivasyonumuzu artırıyor.

Verilerin cımbızla toplandığı bir piyasada, bu gibi gelişmeler bizim için altından kıymetli. Nereye ulaşmamız gerektiği artık yavaş yavaş belli oluyor. Biraz şanslıyız ki artık balta girmemiş bir ormanda ilerliyormuşuz gibi hissetmiyorum, birileri ince de olsa ormanda bir yol açmaya başladı :) O patikayı açan olamasak da erken farkeden biri olmak heyecan verici. Belki biraz daha da güvenli.

Yine de Lacivert’te keyifli, üstelikte karlı bir akşamın hayali bile güzel. Sanırım bu hızda büyürsek, ve ölmez de dayanırsak üç beş yılda elimize geçebilecek bir fırsat işte.

O zamana kadar biz buna yakın bir keyfi anca hanımla evlilik yıldönümümüzde felan giderek yaşarız herhalde… Onun da, keyfi kadar masrafı olur :)

Bizim niye bir ünlü müşterimiz yok ki ?

Çarşamba, Ekim 15th, 2008

Yahu bütün bu sitelerin bir yazar müşterisi yada ziyaretçisi var da bizim niye yok kardeşim.

Hangi makalede görsem “geçenlerde dolaşırken gözüme bir site takıldı”, “tasarım harikası şöyle bir site gördüm”, “filanca sitenin yaratıcıları şimdilerde şu projeyle uğraşıyor”, bu Hıncal Uluç veya Ayşe Arman hiç mi hediye almaz ! kardeşim ?

20 bin paket ürün sattık medyadan gazetelerden kimseye tesadüf etmedi mi bunun birtanesi bile ?
3 yıldır google da “hediye” yazıyorsun”doğum günü” yazıyorsun biz çıkıyoruz. Hiçbiri bu kelimeyi aramadı mı ?

Biz hep sıradan yurdum insanına mı satıyoruz bu hediyeleri ?

Ben de ünlü müşteri istiyorum. Açık mektup olsun bu :)

Ünlüler, yazarlar, sanatçılar, mankenler, meşhur blog yazarları bu ülkenin aydınları 25 bin çeşit hediye alabileceğiniz bir site var burda biriniz duyun artık.

Patlamak istiyoruz…

Madem likidite krizi var bizde takas yapalım.

Pazartesi, Ekim 13th, 2008

Bu günlerde eskilerin deyimi ile işler kesat. Modern deyimle likidite krizi var.

Yapacak şey ticaretin ilk yıllarına dönmektir. Takas yapmak becayiş yapmak.

Ben beni arayan firmalara şimdilerde bunu teklif ediyorum. Geçen hafta banner reklam karşılığı CNR’daki hediyelik eşya fuarından 12 metrekare stand aldık. Aralığın son haftası katılacağız.

Para dönmüyorsa elimizdeki imkanları sonuna kadar kullanıp bu çarkı çevireceğiz başka çare yok. Başa gelen çekilir.

Biz www.HediyeDenizi.com olarak şu anda günde 15 bin kişi tekil ziyaretçi ile 100 binden fazla sayfa görüntülenmesine sahibiz. Bknz. alexa.com

Mütevazi bir bloğumuz var. 3 bin üyeye yaklaşan bir facebook grubumuz var.

Bunların tanıtımı karşılığında sizin sitenizin ya da bloğunuzun,

-bütün sayfalarımızın altından 100×80 boyutunda banner tanıtımını yapabiliriz,
-daha kısıtlı sürelerde 468×60 sayfa üstlerinden tanıtımını yapabiliriz,
-facebook grubumuza sizi duyurabiliriz,
-düzenli mailinglerimizde tanıtımınızı yapabiliriz,
-üyelerinize veya arkadaşlarınıza alışverişlerinde indirim yapabiliriz,
-üye ve arkadaşlarınıza hediye puan tanımlayabiliriz,
-hediye puan ekstrelerimizin maillerinde duyuru yapabiliriz,

özetle birbirimizin kitlesine sitelerimizi tanıtmak için elden gelen ne varsa yaparız.

Bu gibi imkanları küçümsememek lazım, sonuçta ulaşmak istediğimiz kitleler bunlar.

Örneğin kısa sürede facebook grubumuz sayesinde facebook sitemize ikinci en çok ziyaretçi gönderen site konumuna yükseldi. Oldukça etkili trafik alıyoruz ve de insanlar memnun.

Lütfen konuyla ilgilenenler benimle bağlantıya geçsin.

fatih pakdamar

kaptan-ı derya
bilgi@hediyedenizi.com
212 554 7696 dahili 19
facebook
friend feed
blog

tuncay tuncer adam olacak çoçuk

Perşembe, Eylül 25th, 2008

yeni bir blogcu tanıdım,

daha kendisini tanımadım bile ama bloğunu tanıdım.

tuncay tuncer
yazıları keyifli, e-ticarete çok yakın. Dünyada ne olup bittiğini takip edebiliyor. Ufak bir paragraf yazayım dedim hakkında. Sanırım yazılarımın gerisi gelir bu konuda.

Populer bloglarıma da ekledim.

Kolay gelsin, rüzgarı bol olsun arkasında…

e-satış siteleri birçok insanın iştahını kabartıyor

Perşembe, Temmuz 17th, 2008

google’da adımı aradım. Bunu arasıra yaparım. İtiraf edeyim sıklıkla yaparım :)

birde ne göreyim

Molaverrahatla: Hayatımın Son Günlerdeki Fihristi
Son günlerde keşfedip çok beğendiğim bir e-satış sitesi sahibinin blogu: Fatih Pakdamar E-Satış siteleri son zamanlarda birçok insanın iştahını kabartıyor …www.pazar-lamaca.com/2008/06/hayatmn-son-gnlerinin-fihristi.html – 30k – ÖnbellekBenzer sayfalar

bir blog yazarı Arzu Cihangir yazılarımı okurlarına tavsiye etmiş hem de link vermiş.

İnsanın yazdıklarının okunmasının verdiği o sıradışı keyfi yaşadım artık, sanırım bir ömür kimse okumasa beni yine de yazarım.

Yazara gösterdiği ilgiden dolayı teşekkür ediyorum.

Ayrıca bloğu pazar-lamaca.com son derece okunmaya değer onu da bildirmek isterim.

Müşteriler Neden Ve Ne Zaman Satın Alırlar?

Perşembe, Temmuz 3rd, 2008

…Satış görevlisi ve diğer şirket çalışanları, satış süreci boyunca müşteriye iyi davranırlarsa, müşteride satın alma isteği uyanır…


HediyeDenizi.com satışlarını etkileyen faktörleri araştırıken ilginç bir makaleye rastladım. Biraz da eklemeler yaparak bu yazıyı oluşturdum. Satış herşeydir, diye düşünenlere çok faydalı olacağından eminim.


Müşteriler Neden Ve Ne Zaman Satın Alırlar?


İnsanların satın alma kararlarını etkileyen 2 faktör vardır. Kaybetme korkusu ve kazanma isteği. Müşteriyi satın almaya iten, büyük ihtimalle o ürünü ve hizmeti kullanamamaktan veya o ürüne veya hizmete sahip olamamaktan doğan memnuniyetsizlik hissidir. Çünkü satın alma kararının arkasında yatan temel itici güç, müşteri lehine “iyileşme” ve “gelişme”dir.

>>İyileşme ve gelişme adına ürüne ve hizmete ihtiyacı varsa,

>>Ürün ve hizmetin yararlarının müşteriye ne sağlayacağı onlara gösterilirse,

>>Müşteriler, ürünün ve hizmetin kendilerine sağlayacağı yararları ile ödedikleri para arasında olumlu yönde bir bağ kurarlarsa,

>>Satış görevlisi ve diğer şirket çalışanları, satış süreci boyunca müşteriye iyi davranırlarsa, müşteride satın alma isteği uyanır.



Satış temsilcisi, müşteride satın alma çekim gücü oluştururken ve motivasyon yaratırken, insanların karar vermelerini etkileyen yukarıdaki 2 unsuru hesaba katmalıdır. Satın almaya geçmeden önce müşterinin zihninde “şimdi”nin ve “gelecek”in resimleri vardır. Şimdiki durumda sahip olmamaktan kaynaklanan yoksunluğun verdiği huzursuzluk ve kaybetme korkusu ne kadar yoğunsa, müşterinin sahip olamamaktan kaynaklanan huzursuzluktan kurtulma dürtüsü de o kadar güçlü olur.

Müşteriler şimdiki durumdan gelecekteki duruma, doğru satın alma davranışında “çekim gücü” oluştuğunda geçerler. Bu sebeple, çekim ne kadar güçlü olursa, müşterinin satın alma olasılığı da o kadar yüksek olur. Satış süreci müşterinin zihninde hem şimdinin resmini hem de geleceğin resmini çizmeyi öngörür. Çünkü; müşteriler yoksunluktan uzaklaşarak tatmine yaklaşmak isterler. Bir şeyden yoksun kalmak, ona sahip olamamak ve onu alamamak muazzam derecede stres yaratır ve insana acı verir. Kişi, bu acıdan kurtulmak ve bir şeyden yoksun olma duygusunu yaşamamak için alışveriş yapar, yani satın alır.

Kaynak: İlhan Ürkmez’in “Yaratıcı Kaynak” isimli kitabından alınmıştır.
http://www.kobifinans.com.tr/tr/bilgi_merkezi/021401/15948 den alınmıştır.

Buna ek olarak benim söyleyeceklerim,




işte bu sebeptendir ki,

“abi al bu lcd yi, pijamalarını giy rahat rahat kurul koltuğuna” denir
“yada al bu arabay,ı servisi unut, başın ağrımasın” denir
“artık eve kendi arabanla git, kimseyle uğraşma” denir
“yardımcı olmamı istermisiniz ” denir
“bizim görevimiz size yardım etmek” denir
“tabii ki sizin kararınız, ama genelde bunu alanlar çok memnun” denir

onun için bir ürün ve hizmeti satarken bu ürün niye alınır alanı ne tür sıkıntılardan ne tür rahatıklara kavuşturur diye çok ciddi düşünmek ve bunu lisanı halle potansiyel alıcıya aktarmak gerekir.

“çoçuğu sevincekse”
“annesi onunla gurur duyacaksa”
“sevgilisi onu daha çok sevdiğini bilecekse”
“hediye almayınca arkadaşı üzülecekse”

bunu her fırsatta yazmak ve ona iletmek lazım değil mi ?

bunları yaptığınız her iş için çok iyi düşünelim

hiçbir şey yapamıyorsanız yurakarıda 4. madde de yazdığı gibi müşteriye iyi davranmak lazımmış.

Hepinize iyi satışlar.

e-ticarette Hangi Alana Yoğunlaşsak Daha Verimli Olur diye sorduk Tasarım demediler.

Salı, Temmuz 1st, 2008

Sitemiz nasıl ? diye hangi profosyonele sorsam ilk önce tasarımı baştan başa değiştirmem gerektiğini söylerlerdi. Tabii ben bir fizikçi olarak deneysiz hareket etmeyi sevmiyorum. Hele aşık olduğum bilim istatistik olmadan yaptığım işten hiç keyif alamıyorum.

Gerçeğe en yakın olan şey olarak gördüğüm istatistik hakkında ayrıca bir makale yazacağım kısmetse.

Konuya döneyim.

HediyeDenizi.com sitesini 2005 de kurduğumdan beri bu konunun tekniği ile ilgili hangi kurumla görüşsem bana ilk söylenen şey tasarımın baştan aşağı değişmesi gerektiği idi. Oysa üyelerimize yaptığımız anketler bunun hep tersini söyledi. Aşağıda farklı tarihlerde üyelerle yaptığım anketleri sizle paylaştım.

Görüldüğü gibi üyelere, “hangi alana yoğunlaşsak daha verimli olur” sorusu yöneltildiğinde ilerleyen zamanlarda oranı artmasına rağmen tasarım her zaman en az oyu almıştır. Bunu yorumladığımda alım kararını etkileyen en büyük etkenin tasarım olmadığını düşünüyorum.

Zaten gerçek hayatta da böyle değil mi, en yakın süper markete gitmiyor muyuz, lezzet en salaş esnaf lokantalarında değil mi, yol üstündeki ayakkabıcıya yada büfeye uğramaz mıyız hep, en ekonomik olan bilgisayar mağazasını bulmuyor muyuz ?

O zaman nedendir bu tasarım tabusu, tasarlayınca herşey olur anlayışı.

Bu veriler ve benim tecrübelerim gösteriyorki, web perakendecilik işinde özellikle başlangıçta tasarım işin önemli bir parçasıdır, ama en önemli parçası değildir.

Ne zaman tasarım en önemli konuma gelir, sitenin diğer şartları sağlandığında, ve eş şartlarda rakipler de oluştuğunda en önemli konuma gelir. Örneğin ürün sayısı gibi, örneğin güvenilirlik gibi, fonksiyonellik gibi, fiyatların cazibesi gibi şartlar yerine oturduktan sonra iki rakip sitenin daha cici olanı daha keyif vereni tercih edilebilir. Bizim 2005 anketimiz ve 2008 anketimiz arasındaki fark da bunu destekliyor sanırım.

Bu makaleyi niye yazdım, e ticarete yeni başlayanlara bakıyorum iki yıl geçmiş hala tasarım yapıyor. Hala siteyi yayınlamamış bile, en büyük bütçeyi ona ayırmış. Hoş çok suçu da yok çoğu profosyonel ona bunu önermiş !

Hayatın çoğu alanında olduğu gibi, bu alandada gördüğüm şudur satmak herşeydir satarsan hepsi olur. Bir işletmede satmak için en önce ne gerekiyorsa o yapılmalıdır.

Türkiye’de de artık web perakendecilerine tasarımdan başka şeyler önerilmelidir. Strateji gibi, pazar seçimi gibi, müşteri analizi gibi, mail pazarlama gibi, içerik oluşturma gibi, otomatik içerik gelişimi sağlama gibi, geri dönüşümü ölçülebilir reklam gibi, tedarikçi zinciri oluşturma gibi, tedarikçi zinciri yönetimi gibi, e-tüketici alışkanlıkları gibi, finans gibi, sanal pos ve yönetimi gibi, muhtemel tüketici davranışları tahmini gibi…

Nihayetinde bu iş Amerika’da keşfedilmiş olabilir, ama biz yurdum insanına ürün ve hizmet satıyoruz. Onların fikrilerini, alım kararını etkileyen dinamikleri, memnuniyet kriterlerini bilmemiz gerekiyor artık.

Size bu dinamiklerden bazı ipuçları.

Hangi alana yoğunlaşsak daha verimli olur ?
isimli ankete ait istatistikler;

2008-06-09 17:35:36
% Yüzde Üye Üye Degil
[ 29 ] Ürün sayısı %17.79 [8] %28.57 [20] %71.43
[ 24 ] Alışveriş kolaylığı %14.72 [4] %25.00 [12] %75.00
[ 24 ] Güvenilirlik %14.72 [7] %30.43 [16] %69.57
[ 23 ] Site tasarımı %14.11 [7] %30.43 [16] %69.57
[ 63 ] Fiyatların pahalılığı %38.65 [25] %44.64 [31] %55.36

Hangi alana yoğunlaşsak daha verimli olur ?
isimli ankete ait istatistikler;
2007-08-14 10:03:09

% Yüzde Üye Üye Degil
[ 52 ] Ürün sayısı %18.18 [13] %25.00 [39] %75.00
[ 39 ] Alış veriş kolaylığı %13.64 [15] %21.74 [54] %78.26
[ 23 ] Site tasarımı %8.04 [3] %13.04 [20] %86.96
[ 103 ] Fiyatların pahalılığı %36.01 [26] %25.24 [77] %74.76

Hangi alana yoğunlaşsak daha verimli olur ?
isimli ankete ait istatistikler;
2005-10-13 12:40:43

% Yüzde Üye Üye Degil
[ 121 ] Ürün sayısı %36.01 [0] %0.00 [0] %0.00
[ 41 ] Alış veriş kolaylığı %12.20 [0] %0.00 [0] %0.00
[ 55 ] Güvenilirlik %16.37 [0] %0.00 [0] %0.00
[ 20 ] Site tasarımı %5.95 [0] %0.00 [0] %0.00
[ 99 ] Fiyatların pahalılığı %29.46 [0] %0.00 [0] %0.00

Tabii bu makale tasarımın kıymetini anlamadığım anlamına gelmemeli ben sadece web perakendiciliği işini sadece tasrımdan ibaret gören anlayışı biraz eleştirmek için yazdım bu makaleyi. Yoksa Altı Üstü Tasarım sitesini ve benzerlerini didik didik okumuş, tasarımın bir firmaya neler katabileceğine inanmış biriyim. Size de sayın Mehmet Doğan’ın o çok verimli sitesini okumayı mutlaka tavsiye ederim.

Buradaki asıl konu, web sitesi yapmakla webden satış yapmanın aynı şey olmadığını anlatmaya çalışmaktır.