Archive for the ‘e-ticaret’ Category

e-satış siteleri birçok insanın iştahını kabartıyor

Perşembe, Temmuz 17th, 2008

google’da adımı aradım. Bunu arasıra yaparım. İtiraf edeyim sıklıkla yaparım :)

birde ne göreyim

Molaverrahatla: Hayatımın Son Günlerdeki Fihristi
Son günlerde keşfedip çok beğendiğim bir e-satış sitesi sahibinin blogu: Fatih Pakdamar E-Satış siteleri son zamanlarda birçok insanın iştahını kabartıyor …www.pazar-lamaca.com/2008/06/hayatmn-son-gnlerinin-fihristi.html – 30k – ÖnbellekBenzer sayfalar

bir blog yazarı Arzu Cihangir yazılarımı okurlarına tavsiye etmiş hem de link vermiş.

İnsanın yazdıklarının okunmasının verdiği o sıradışı keyfi yaşadım artık, sanırım bir ömür kimse okumasa beni yine de yazarım.

Yazara gösterdiği ilgiden dolayı teşekkür ediyorum.

Ayrıca bloğu pazar-lamaca.com son derece okunmaya değer onu da bildirmek isterim.

Müşteriler Neden Ve Ne Zaman Satın Alırlar?

Perşembe, Temmuz 3rd, 2008

…Satış görevlisi ve diğer şirket çalışanları, satış süreci boyunca müşteriye iyi davranırlarsa, müşteride satın alma isteği uyanır…


HediyeDenizi.com satışlarını etkileyen faktörleri araştırıken ilginç bir makaleye rastladım. Biraz da eklemeler yaparak bu yazıyı oluşturdum. Satış herşeydir, diye düşünenlere çok faydalı olacağından eminim.


Müşteriler Neden Ve Ne Zaman Satın Alırlar?


İnsanların satın alma kararlarını etkileyen 2 faktör vardır. Kaybetme korkusu ve kazanma isteği. Müşteriyi satın almaya iten, büyük ihtimalle o ürünü ve hizmeti kullanamamaktan veya o ürüne veya hizmete sahip olamamaktan doğan memnuniyetsizlik hissidir. Çünkü satın alma kararının arkasında yatan temel itici güç, müşteri lehine “iyileşme” ve “gelişme”dir.

>>İyileşme ve gelişme adına ürüne ve hizmete ihtiyacı varsa,

>>Ürün ve hizmetin yararlarının müşteriye ne sağlayacağı onlara gösterilirse,

>>Müşteriler, ürünün ve hizmetin kendilerine sağlayacağı yararları ile ödedikleri para arasında olumlu yönde bir bağ kurarlarsa,

>>Satış görevlisi ve diğer şirket çalışanları, satış süreci boyunca müşteriye iyi davranırlarsa, müşteride satın alma isteği uyanır.



Satış temsilcisi, müşteride satın alma çekim gücü oluştururken ve motivasyon yaratırken, insanların karar vermelerini etkileyen yukarıdaki 2 unsuru hesaba katmalıdır. Satın almaya geçmeden önce müşterinin zihninde “şimdi”nin ve “gelecek”in resimleri vardır. Şimdiki durumda sahip olmamaktan kaynaklanan yoksunluğun verdiği huzursuzluk ve kaybetme korkusu ne kadar yoğunsa, müşterinin sahip olamamaktan kaynaklanan huzursuzluktan kurtulma dürtüsü de o kadar güçlü olur.

Müşteriler şimdiki durumdan gelecekteki duruma, doğru satın alma davranışında “çekim gücü” oluştuğunda geçerler. Bu sebeple, çekim ne kadar güçlü olursa, müşterinin satın alma olasılığı da o kadar yüksek olur. Satış süreci müşterinin zihninde hem şimdinin resmini hem de geleceğin resmini çizmeyi öngörür. Çünkü; müşteriler yoksunluktan uzaklaşarak tatmine yaklaşmak isterler. Bir şeyden yoksun kalmak, ona sahip olamamak ve onu alamamak muazzam derecede stres yaratır ve insana acı verir. Kişi, bu acıdan kurtulmak ve bir şeyden yoksun olma duygusunu yaşamamak için alışveriş yapar, yani satın alır.

Kaynak: İlhan Ürkmez’in “Yaratıcı Kaynak” isimli kitabından alınmıştır.
http://www.kobifinans.com.tr/tr/bilgi_merkezi/021401/15948 den alınmıştır.

Buna ek olarak benim söyleyeceklerim,




işte bu sebeptendir ki,

“abi al bu lcd yi, pijamalarını giy rahat rahat kurul koltuğuna” denir
“yada al bu arabay,ı servisi unut, başın ağrımasın” denir
“artık eve kendi arabanla git, kimseyle uğraşma” denir
“yardımcı olmamı istermisiniz ” denir
“bizim görevimiz size yardım etmek” denir
“tabii ki sizin kararınız, ama genelde bunu alanlar çok memnun” denir

onun için bir ürün ve hizmeti satarken bu ürün niye alınır alanı ne tür sıkıntılardan ne tür rahatıklara kavuşturur diye çok ciddi düşünmek ve bunu lisanı halle potansiyel alıcıya aktarmak gerekir.

“çoçuğu sevincekse”
“annesi onunla gurur duyacaksa”
“sevgilisi onu daha çok sevdiğini bilecekse”
“hediye almayınca arkadaşı üzülecekse”

bunu her fırsatta yazmak ve ona iletmek lazım değil mi ?

bunları yaptığınız her iş için çok iyi düşünelim

hiçbir şey yapamıyorsanız yurakarıda 4. madde de yazdığı gibi müşteriye iyi davranmak lazımmış.

Hepinize iyi satışlar.

e-ticarette Hangi Alana Yoğunlaşsak Daha Verimli Olur diye sorduk Tasarım demediler.

Salı, Temmuz 1st, 2008

Sitemiz nasıl ? diye hangi profosyonele sorsam ilk önce tasarımı baştan başa değiştirmem gerektiğini söylerlerdi. Tabii ben bir fizikçi olarak deneysiz hareket etmeyi sevmiyorum. Hele aşık olduğum bilim istatistik olmadan yaptığım işten hiç keyif alamıyorum.

Gerçeğe en yakın olan şey olarak gördüğüm istatistik hakkında ayrıca bir makale yazacağım kısmetse.

Konuya döneyim.

HediyeDenizi.com sitesini 2005 de kurduğumdan beri bu konunun tekniği ile ilgili hangi kurumla görüşsem bana ilk söylenen şey tasarımın baştan aşağı değişmesi gerektiği idi. Oysa üyelerimize yaptığımız anketler bunun hep tersini söyledi. Aşağıda farklı tarihlerde üyelerle yaptığım anketleri sizle paylaştım.

Görüldüğü gibi üyelere, “hangi alana yoğunlaşsak daha verimli olur” sorusu yöneltildiğinde ilerleyen zamanlarda oranı artmasına rağmen tasarım her zaman en az oyu almıştır. Bunu yorumladığımda alım kararını etkileyen en büyük etkenin tasarım olmadığını düşünüyorum.

Zaten gerçek hayatta da böyle değil mi, en yakın süper markete gitmiyor muyuz, lezzet en salaş esnaf lokantalarında değil mi, yol üstündeki ayakkabıcıya yada büfeye uğramaz mıyız hep, en ekonomik olan bilgisayar mağazasını bulmuyor muyuz ?

O zaman nedendir bu tasarım tabusu, tasarlayınca herşey olur anlayışı.

Bu veriler ve benim tecrübelerim gösteriyorki, web perakendecilik işinde özellikle başlangıçta tasarım işin önemli bir parçasıdır, ama en önemli parçası değildir.

Ne zaman tasarım en önemli konuma gelir, sitenin diğer şartları sağlandığında, ve eş şartlarda rakipler de oluştuğunda en önemli konuma gelir. Örneğin ürün sayısı gibi, örneğin güvenilirlik gibi, fonksiyonellik gibi, fiyatların cazibesi gibi şartlar yerine oturduktan sonra iki rakip sitenin daha cici olanı daha keyif vereni tercih edilebilir. Bizim 2005 anketimiz ve 2008 anketimiz arasındaki fark da bunu destekliyor sanırım.

Bu makaleyi niye yazdım, e ticarete yeni başlayanlara bakıyorum iki yıl geçmiş hala tasarım yapıyor. Hala siteyi yayınlamamış bile, en büyük bütçeyi ona ayırmış. Hoş çok suçu da yok çoğu profosyonel ona bunu önermiş !

Hayatın çoğu alanında olduğu gibi, bu alandada gördüğüm şudur satmak herşeydir satarsan hepsi olur. Bir işletmede satmak için en önce ne gerekiyorsa o yapılmalıdır.

Türkiye’de de artık web perakendecilerine tasarımdan başka şeyler önerilmelidir. Strateji gibi, pazar seçimi gibi, müşteri analizi gibi, mail pazarlama gibi, içerik oluşturma gibi, otomatik içerik gelişimi sağlama gibi, geri dönüşümü ölçülebilir reklam gibi, tedarikçi zinciri oluşturma gibi, tedarikçi zinciri yönetimi gibi, e-tüketici alışkanlıkları gibi, finans gibi, sanal pos ve yönetimi gibi, muhtemel tüketici davranışları tahmini gibi…

Nihayetinde bu iş Amerika’da keşfedilmiş olabilir, ama biz yurdum insanına ürün ve hizmet satıyoruz. Onların fikrilerini, alım kararını etkileyen dinamikleri, memnuniyet kriterlerini bilmemiz gerekiyor artık.

Size bu dinamiklerden bazı ipuçları.

Hangi alana yoğunlaşsak daha verimli olur ?
isimli ankete ait istatistikler;

2008-06-09 17:35:36
% Yüzde Üye Üye Degil
[ 29 ] Ürün sayısı %17.79 [8] %28.57 [20] %71.43
[ 24 ] Alışveriş kolaylığı %14.72 [4] %25.00 [12] %75.00
[ 24 ] Güvenilirlik %14.72 [7] %30.43 [16] %69.57
[ 23 ] Site tasarımı %14.11 [7] %30.43 [16] %69.57
[ 63 ] Fiyatların pahalılığı %38.65 [25] %44.64 [31] %55.36

Hangi alana yoğunlaşsak daha verimli olur ?
isimli ankete ait istatistikler;
2007-08-14 10:03:09

% Yüzde Üye Üye Degil
[ 52 ] Ürün sayısı %18.18 [13] %25.00 [39] %75.00
[ 39 ] Alış veriş kolaylığı %13.64 [15] %21.74 [54] %78.26
[ 23 ] Site tasarımı %8.04 [3] %13.04 [20] %86.96
[ 103 ] Fiyatların pahalılığı %36.01 [26] %25.24 [77] %74.76

Hangi alana yoğunlaşsak daha verimli olur ?
isimli ankete ait istatistikler;
2005-10-13 12:40:43

% Yüzde Üye Üye Degil
[ 121 ] Ürün sayısı %36.01 [0] %0.00 [0] %0.00
[ 41 ] Alış veriş kolaylığı %12.20 [0] %0.00 [0] %0.00
[ 55 ] Güvenilirlik %16.37 [0] %0.00 [0] %0.00
[ 20 ] Site tasarımı %5.95 [0] %0.00 [0] %0.00
[ 99 ] Fiyatların pahalılığı %29.46 [0] %0.00 [0] %0.00

Tabii bu makale tasarımın kıymetini anlamadığım anlamına gelmemeli ben sadece web perakendiciliği işini sadece tasrımdan ibaret gören anlayışı biraz eleştirmek için yazdım bu makaleyi. Yoksa Altı Üstü Tasarım sitesini ve benzerlerini didik didik okumuş, tasarımın bir firmaya neler katabileceğine inanmış biriyim. Size de sayın Mehmet Doğan’ın o çok verimli sitesini okumayı mutlaka tavsiye ederim.

Buradaki asıl konu, web sitesi yapmakla webden satış yapmanın aynı şey olmadığını anlatmaya çalışmaktır.

e-ticaret’e yeni başlayanlara tavsiyeler

Cuma, Mayıs 30th, 2008

Haliyle oldukça klasik bir sektör olan tekstilden, elektronik ticarete hızlı bir geçiş yaptığım için sık sık bu konu hakkında sorular alıyorum.

Genel bir gözlemim var ki halkımız hızlı bir şekilde internete ve uygulamalarına ilgi duyuyor ve kullanmak istiyor.

Bir kere bütün ticari firmalar artık bir web sitemiz olsun diyor, web sitesi epeydir yayında olanlar şu google‘da nasıl görünürüz acaba diyor.

İnternete yaklaşmayı herkese tavsiye ediyorum, çünkü kendisi oldukça keyifli pratik ve sizi dünyaya açan bir araç.

Kişisel olarak aramalar yapın ister yazılı ister görsel (google.com), ansiklopedi kullanın (vikipedi). Sadece bu ikisi bile bence otomobil ve televizyondan sonra dünyayı en çok değiştirecek iki uygulama olmaya yeter. Bu iki uygulaması bile medeniyet için kesinlikle çok önemlidir.

Sonra kişisel olarak bir web sayfası (blog) açarsınız, yada ticari olarak bir web sayfası hazırlarsınız.

Bu gelişmeler sizi internetin içine hızla çekmeye yeter. Eğer yeteri kadar gelişmiş bir internet kullanıcısı haline gelirseniz. Artık ondan gelir elde etmek isteyebiliriniz. Bu durumda aklınıza ilk gelen internetten birşeyler alıp satmak olacaktır.

Ama sakın ha hemen karşınıza ilk çıkan yazılımcıya 5-10 bin dolar para verip bir satış sitesi kurmayı hedeflemeyin. En temel tavsiyem budur. En yanlış yol budur. İnternetten gelir elde etmenin bir sürü yolu var ve bunlar her geçen gün artmakta. Eğer siz orjinal bir fikir geliştirmediyseniz var olan olanakları kullanmayı deneyin.

Şimdi biraz internetten alıp satmaya yönelik tavsiyelerde bulunayım sonra da diğer gelir modelleri hakkında birşeyler ekleyeceğim.

Öncelikle dünayda ebay.com Türkiye’de gittigidiyor.com‘un başarıyla uyguladığı bir model var. Bu sitelerde ürününüzü kolayca satış için listeleyebiliyorsunuz. Ve bu sitelerin bilinirliği ve teknik alt yapısı ürününüzün zahmetsizce arama motorlarında üst sıralarda listelenmesini sağlıyor. Ki bu kıymetli birşeydir yoksa okyanusta bir balık olarak kalırsınız. Birinin oltasının sizi yakalamasının en kolay yolu arama motorlarında görünebilmektir. Tabi kimsenin sizi okyanusta rahatsız etmesini istemeden rahat keyifli yaşayan bir balık olmak istemiyorsanız.

Bu model; az ürün alıp satan ve bu işi denemek isteyenler için harika bir hizmet olmakla birlikte bu yöntemle 10 binlerce ürün satan satıcılar olduğunu da biliyorum, Türkiye’de. Hatta ebay.com’da ürün satmak üzere firmalar kurulduğu ebay iş modeli diye kitaplar yazıldığını bile biliyorum. Bu işi denemenin en az maliyetli en verimli başlangıç yolu budur bence.

İkinci olarak biraz daha gelişmek istiyorsanız, küçük bir web sayfam olsun, kendi sanal pos cihazımdan ödemeleri tahsil edeyim, sitemi biraz daha fazla kişiselleştirebileyim, işime daha yatkın hale getireyim derseniz, yine ben bir satış sitesi yazdırmanızı tavsiye etmem. Çünkü acemi birinin yazdığı sitede binlerce hata, binlerce düzeltme, binlerce çelişki çıkar; çıkmasın derseniz de bu iş çok ciddi bir planlama, zaman ve para ister. Bu konuda da ilk adım hazır satış sitelerinin kullanım haklarını kiralamaktır. Hemenal.com gibi Tekrom Tsoft.com gibi birçok firma bu siteleri uzun zamanda yazmış ve kullanım haklarını belli kapasitelerde belli dönemlerde isteyene kiralıyor. Bu sistemlerde sanal pos entegrasyonu, bazı büyük tedarikçi firmaların ürün entegrasyonu hizmetleri bile size sunuluyor. Hosting desteği, arama motoru optimizasyonu desteği, yani bireysel olarak ulaşması zor ve maliyetli olan bir sürü destek bu yöntem sayesinde sağlanabilir.

İşte bu ikinci metodu da aşarsanız şuanki tecrübeme ulaşmış olursunuz. Buradan sonra siz de bir blog açarsınız yazmaya başlarsınız.

Çok uzatmadan diğer gelir modellerinden de biraz bahsedeyim.

Reklam gelir modeli ilk akla gelenlerden. Bir veya birkaç site oluşturup trafik sağlıyorsunuz bu trafiğe reklam yapıp para kazanıyorsunuz. Google adwords ve adsense bundan sonra klavuz kitabınız oluyor tabii.

Reklam modeli deyince bir model daha ortaya çıkıyor, içerik geliştirerek para kazanabilirsiniz. Basitçe sitenin içine ne yazalım dolduralım ki insanlar oraya ilgi göstersin trafik artsın ve reklam geliri oluşsun. Bence en kalifiye işlerden birisi bu içerik geliştirme işidir, en çok açık burada olacaktır diye düşünüyorum. Farklı, ilgi gören, okumaya izlemeye değer içerikler bence kıymetli olacak ve para edecek.

Son paragraf olarak şunu yazayım, belli bir kitleye, hedefe hitap eden, kaliteli içerik, onun sağladığı trafik, ona yapılan reklam, o reklamın sundukları, sonuçta oluşan ticaret internet üzerinden alternatif bir ticari zincir oluşturacak, önümüzdeki günlerde. Bunların içinde yeralmak isteyebilirsiniz veya istemeyebilirsiniz. Ben istedim.

Yaşadıklarımı aktaracağım daha detaylı e-ticaret yazılarım olacak…

Türkiye’nin En Verimli Firması Biziz

Perşembe, Mayıs 29th, 2008

Çünkü en gönülden benim ekibim çalışıyor.

Bu makaleyi dışarıdan ordu gibi görünen bir avuç savaşçıma yazıyorum. Eski yeni hala aklında HediyeDenizi.com‘un heyecanı olan bütün savaşçılarıma.

Neden bir savaş bu diye soracak olabilir okuyucularımız.

Çünki onlar duvarlarımızdaki bu yazıya bakarak çalıştılar hep,

E-ticarete başladık arkadaşlar.
Balta girmemiş bir ormana giriyoruz.
Önümüze gelecek tüm dalları kesip yolu biz açacağız.

Ne tedarikçiler birşey biliyor olacak bu konuda, ne de müşterilerimiz.
Yani elimizi attığımız herşey SORUN olacak.


Ama bu yolu açacağız.

Ve bu işte sadece bir tek patron vardır, o da müşteridir.
Ve o, sadece parasını başka yere harcayarak, şirketteki herkesi kovabilir.

İnternet sektörü ülkemizde oldukça zor yol katetti. Geleceğinin parlak olduğu hemde çok parlak olduğunda herkes hemfikirdi ama, gelişmesi bütün firmalar açısından oldukça sancılı oldu. Sektör her yıl katakat büyümesine rağmen bir çok firma yeşeremedi bile.

İşte bu ortamda HediyeDenizi.com ekibi alanındaki en iyi arama motoru posiyonunu yakaladı. Müşterilerin hepsini memnun etti.
Hızlı teslim için elinden gelen özveriyi gösterdi.
Üyelerinin mutlu alışveriş deneyimini önemsedi.
Bir paketin aynı gün çıkması günün en önemli işi oldu.
Uzun zaman az maliyetle çok iş yaptı.

Yukarıdaki bu sebeplerden benim firmam yani ekibim Türkiye’nin en verimli en yürekli ekibidir.

Hepsini tebrik ediyorum. İyiki varsınız.

Kaptan-ı Derya

İnternet Fuarı, Kongresi, ve Şenliği

Perşembe, Mayıs 29th, 2008

Geçtiğimiz hafta sonu, ODTÜ/Ankara’da düzenlenen internet şenliğine katıldım. Daha yeni doğmuş kavramlara ev sahipliği yaptığı için şenlik bildiğiniz anlamda geniş katılımlı ve kalabalık değildi ama katılan insanların gözünde tıpkı bir bebeğin doğumunu kutlarmışcasına heyecanlar vardı.

Konuyla ilgili firmalar başta olmak üzere bankalar, tt net, internet medyası temsilcileri çok verimli sunumlar yaptılar. İstatistikler ve ileriye dönük tahminler açıkçası bizi daha da umtulandırdı.

Bende bu etkinliğe kendi evladım HediyeDenizi.com un geleceği için katıldığım. Elimden geldiği kadar bütün konuşmaları tek tek takip edip notlar aldım.

Katılan firmalar arasında internet işinin ruhunu en iyi kavramış firma şüphesiz GittiGidiyor.com du. Bütün kurucu ortakları ve yöneticileri, standları, promosyonları, ve sunumlarıyla dahası hal hareket ve tavırlarıyla, resmen hayran olduğum bir ekiptiler.

Bunun tam tersi fuar bölümünde oldukça büyük bir stand kurmasına rağmen HepsiBurada.com beklediğimden çok daha az bir ilgi ve hazırlıkla şenliğe katılmıştı.

İlk yılına katıldığıma çok seviniyorum. Yıllar sonra “bir avuç firmaydı bu fuarın ilk hali, siz bilmezsiniz çocuklar” diyebilmeyi çok istiyorum.

Burda size bir sürü teknik bilgi vermeye gerek yok, ama 24-26 milyon internet
kullanıcısı olduğu söyleniyor Türkiye’de. Ve tt net yetkilileri büyüme potansiyellerinin en yüksek olduğu alanın internet aboneliği olduğunu söylediler. e-sevindik :)

Sabah biraz erken gitmişim ODTÜ’nün bahçesinde minik bir havuz başında su sesi ve enfes iğde çiçekleri kokusunda bir süre kendimi dinledim, tabii o yazıyla anlatılmaz yaşanır…