Archive for the ‘HediyeDenizi’ Category

Lacivert’te bir akşam için birkaç yıl daha beklemek lazım sanırım.

Perşembe, Ekim 16th, 2008

Ersan Özer‘in dışarıya sızdırdığı ve Selçuk Hoca‘nın yorum yaptığı şu ve şu konulu makaleleri okudum. Meraklısına (internetten geçinmeyi hedefleyen) ikisini de ekibime özellikle ikincisini okumasını tavisye ediyorum.

e-bizim için heyecan verici şeyler. Bizim sektör abilerimiz bu konuyla ilgili avrupalı yatırımcılarla, boğazın yüzük taşında bir akşam yemeği yiyip sektörümüze yapılması muhtemel yatırımları konuşuyorlar. Bu da tabii bizim motivasyonumuzu artırıyor.

Verilerin cımbızla toplandığı bir piyasada, bu gibi gelişmeler bizim için altından kıymetli. Nereye ulaşmamız gerektiği artık yavaş yavaş belli oluyor. Biraz şanslıyız ki artık balta girmemiş bir ormanda ilerliyormuşuz gibi hissetmiyorum, birileri ince de olsa ormanda bir yol açmaya başladı :) O patikayı açan olamasak da erken farkeden biri olmak heyecan verici. Belki biraz daha da güvenli.

Yine de Lacivert’te keyifli, üstelikte karlı bir akşamın hayali bile güzel. Sanırım bu hızda büyürsek, ve ölmez de dayanırsak üç beş yılda elimize geçebilecek bir fırsat işte.

O zamana kadar biz buna yakın bir keyfi anca hanımla evlilik yıldönümümüzde felan giderek yaşarız herhalde… Onun da, keyfi kadar masrafı olur :)

Bizim niye bir ünlü müşterimiz yok ki ?

Çarşamba, Ekim 15th, 2008

Yahu bütün bu sitelerin bir yazar müşterisi yada ziyaretçisi var da bizim niye yok kardeşim.

Hangi makalede görsem “geçenlerde dolaşırken gözüme bir site takıldı”, “tasarım harikası şöyle bir site gördüm”, “filanca sitenin yaratıcıları şimdilerde şu projeyle uğraşıyor”, bu Hıncal Uluç veya Ayşe Arman hiç mi hediye almaz ! kardeşim ?

20 bin paket ürün sattık medyadan gazetelerden kimseye tesadüf etmedi mi bunun birtanesi bile ?
3 yıldır google da “hediye” yazıyorsun”doğum günü” yazıyorsun biz çıkıyoruz. Hiçbiri bu kelimeyi aramadı mı ?

Biz hep sıradan yurdum insanına mı satıyoruz bu hediyeleri ?

Ben de ünlü müşteri istiyorum. Açık mektup olsun bu :)

Ünlüler, yazarlar, sanatçılar, mankenler, meşhur blog yazarları bu ülkenin aydınları 25 bin çeşit hediye alabileceğiniz bir site var burda biriniz duyun artık.

Patlamak istiyoruz…

Madem likidite krizi var bizde takas yapalım.

Pazartesi, Ekim 13th, 2008

Bu günlerde eskilerin deyimi ile işler kesat. Modern deyimle likidite krizi var.

Yapacak şey ticaretin ilk yıllarına dönmektir. Takas yapmak becayiş yapmak.

Ben beni arayan firmalara şimdilerde bunu teklif ediyorum. Geçen hafta banner reklam karşılığı CNR’daki hediyelik eşya fuarından 12 metrekare stand aldık. Aralığın son haftası katılacağız.

Para dönmüyorsa elimizdeki imkanları sonuna kadar kullanıp bu çarkı çevireceğiz başka çare yok. Başa gelen çekilir.

Biz www.HediyeDenizi.com olarak şu anda günde 15 bin kişi tekil ziyaretçi ile 100 binden fazla sayfa görüntülenmesine sahibiz. Bknz. alexa.com

Mütevazi bir bloğumuz var. 3 bin üyeye yaklaşan bir facebook grubumuz var.

Bunların tanıtımı karşılığında sizin sitenizin ya da bloğunuzun,

-bütün sayfalarımızın altından 100×80 boyutunda banner tanıtımını yapabiliriz,
-daha kısıtlı sürelerde 468×60 sayfa üstlerinden tanıtımını yapabiliriz,
-facebook grubumuza sizi duyurabiliriz,
-düzenli mailinglerimizde tanıtımınızı yapabiliriz,
-üyelerinize veya arkadaşlarınıza alışverişlerinde indirim yapabiliriz,
-üye ve arkadaşlarınıza hediye puan tanımlayabiliriz,
-hediye puan ekstrelerimizin maillerinde duyuru yapabiliriz,

özetle birbirimizin kitlesine sitelerimizi tanıtmak için elden gelen ne varsa yaparız.

Bu gibi imkanları küçümsememek lazım, sonuçta ulaşmak istediğimiz kitleler bunlar.

Örneğin kısa sürede facebook grubumuz sayesinde facebook sitemize ikinci en çok ziyaretçi gönderen site konumuna yükseldi. Oldukça etkili trafik alıyoruz ve de insanlar memnun.

Lütfen konuyla ilgilenenler benimle bağlantıya geçsin.

fatih pakdamar

kaptan-ı derya
bilgi@hediyedenizi.com
212 554 7696 dahili 19
facebook
friend feed
blog

HediyeDenizi.com resmi doğum günü ve trafik verileri.

Çarşamba, Eylül 3rd, 2008

Sevgili sitemizin, resmi doğum günü ve trafik bilgileri hakkında ufak bir pragraf yazmak istedim.

http://www.hediyedenizi.com/ sitesi 14 mart 2005 den beri yayındadır.

Bu sebeple bu günü sitemizin resmi doğum günü ilan ediyorum.

Aynı tarihte olmasada türk patent enstitüsünden de marka tescili HediyeDenizi.com olarak yapılmıştır. Domainler ve markalar Hediye Denizi İnternet Hizmetleri ltd. Şti. firmasına aittir.

Uzun bir süredir Google Pagerank 4

Google rehberinde yeri ( directory ) Alışveriş > Çok Çeşitli Ürünler

Alexa.com verilerine göre rank ( alexa özel sıralaması ) 50.000 lerde.

Alexa.com rehberinde ( directory ) yeri Top > World > Türkçe > Alışveriş > Çok Çeşitli Ürünler

Dmoz.org rehberinde yeri World: Türkçe: Alışveriş: Çok Çeşitli Ürünler

Günlük trafiği yaklaşık 10-15 bin tekil ziyaretçi.

30 bin üye bir okadar da taraftarı var.

Resmi bloğu http://www.bloghediyedenizi.blogspot.com/

En populer sayfası Sen doğduğun gün neler oldu sayfası.

Kendisi Türkiye’nin en büyük hediye sanal mağazası

Google da hediye yazınca da birinci çıkar :) hep öyleydi.

http://www.facebook.com/profile.php?id=1426385293

http://www.facebook.com/group.php?gid=25908542938

facebook’la da arayı iyi tutmaya çalışıyoruz :)

Sonunda Bir Takım Kuracağız

Cumartesi, Ağustos 30th, 2008

Şimdi az önce Robert Redford dun Son Kale ( Last Castle ) adlı filmini izledik.

Malum bu filmi izlemeye şirket olarak acayip yenildiğimiz bir futbol maçı sonrasında karar verdim. Çünkü maçta organize olamadık sonuçta yenilmedik fena halde ezildik.

Bu cumartesi günü burda olanlara çok teşekkür ediyorum, olamayanlara olumsuz birşey söylemek istemiyorum.

Ama takım olabilmenin ilk adımı birlikte olabilmektir. Bir iş ortamında sosyal anlamda birlikte olabilmek çok kolay olmuyor bu gibi fırsatları değerlendirmek lazım. Özveri hakkında da size yazılar yazdım daha önce.

Şimdi filmi izledik filmde bir sürü konu işleniyor filmde. Beni en heyecanlandıran iki konu var.

Birincisi güçlüye karşı zayıfın bir şekilde galip gelmesi.

İmkansızlıklar içinde olanın bir şekilde bütün imkanlara sahip olana üstün gelmesi, bunun planlanabilmesi, buna cesaret edilebilmesi.

İkinci olarakta generalin ekibi, durumu analiz ve motive etme taktikleri ve süreci.

( Bu ikincisi aranızda yönetim merakı olan varsa onlar için ayrıca dikkat çekicidir. )

filmden hemen sonra

şavaş, ticaret ve futbol hakkında biraz konuştum.

Bana göre bu üçü arasında ilginç benzerlikler var. Üçününde de kuralları ayrı olmasına rağmen, üçü de kazanırsan keyifli zaten birinde kazanmak zorundasın :)

Kaybedersen keyifsiz. Ben kendim bir işe giriştiğimde kesinlikle keyif almak için girerim. Nedense kaybetmek bana çok keyif vermez.

Ben böyle yazınca savaşır gibi futbol oynadığım, ticarette herşeyi caiz gördüğüm anlşılmasın. Tabii ki hepsinin kendine göre kuralları var.

Burda asıl ilginç olan bunları kazanmak için yapılacak şeylerin benzer olması.

Amaç – Analiz – Ekip – Mücadele

Amaç savaşta hayatta kalmak, ticarette para kazanmak, futbolda gol atmak gibi örneklerle özetlenebilir.

Analiz kimle savaşıyoruz, kimle çalışıyoruz, kimle oynuyoruz. Onların gücü, taktikleri, zayıflıkları gibi özetlenebilir.

Ekip kim savaşacak, kim çalışacak, kim oynayacak. Komutanı, lideri, kaptanı, tek tek her ferdi olarak açıklanır.

Mücadele amaç doğrultusunda yaptığın analizle var olan ekiple gerçekleştirebildiğin performans olarak özetlenebilir.

Savaşı bir kenara bırakıp filmden ticarete değerlendirme yapmak istiyorum. Robert Redford filmde savaş tarihine askerlik tarihine adı geçmiş bir Amerikan generali. Son görevinde, gitme denilen bir yere bir ekip göndermiş sekiz insan hayatını kaybetmiş. Oda kendini bundan suçlu görmüş tabii mahkemede böyle düşünmüş zaten, bir askeri hapisaneye gönderilmiş.

Hapisaneye bir geliyorki despot bir albay, şiddetle yönetiyor hapisaneyi, mahkumları düşman görüyor, kulelerden onlara mermi sıkmayıda kahramanlık görüyor. Ayağı savaş alanına basmamış ama kendini komutan zannediyor. Neyse bizim general biraz olaya sessiz kalmayı deniyor ama olmuyor tabii. Kolları sıvayıp işe koyuluyor amaç hapisaneyi ele geçirmek.

Ekibi tek tek analiz ediyor, rakibi ve bütün hamlelerini tek tek analiz ediyor, tıpkı bir satranç oynar gibi isyanı başlatıyor. Şimdi olay isyan gibi görünebilir ama hazırlık ve plan kısmı filmin uzun zamanını alırken, icraat kısa bir bölümünü alıyor. Tıpkı olması gerektiği gibi, ticarette de adım adım her aşama dikkatle planlanmalı. Kar sona yakın zamanda gelir.

Filmdeki gibi herkes üzerine düşen görevi fazlasıyla ve tam zamanında yapmalı. İster er, ister general birinin görevi ihmali veya yetersizliği toplam başarıyı etkiler.

Sonuçta bu konulu bir çok yazı yazdım sizlere. Bir takım olmadan yanındaki için savaşmadan bir şey kazanılmaz diye.

Bana diyorlarki bu yapmaya çalıştığın özel sektörde olmaz, burda herkes birbirinin kuyusunu kazar. Herkes kendine çalışır. Kurallar koy, tuvalet kullanımından giriş çıkışlara kadar. Senin firma çiftlik gibi. İnatla mücadele edeceğim, sahada ekibimle birlikte bir takım kurana kadar savaşacağım. Bundan emin olun.

İşte bizimde ufak bir firmamız var, bir çok imkansızlığına karşın elinde olan imkanlar da var. Yetenekli azimli ve fedakar çalışanlarımız var. Büyüyoruz. Varolan imkanları analiz edip bunla başarmanın bir çaresini bulacağız.

Bence olacak çok kalmadı.

şirket blogumuz açıldı blog HediyeDenizi

Cuma, Temmuz 18th, 2008

Modern bir kavram olan şirket blogu Türkiye’de daha birçok firmada yokken HediyeDenizi.com’da açıldı.

Çalışanların, üyelerin, müşterilerin, interaktif bir şekilde katılabileceği rahat bir şekilde istediği konu hakkında yorum veya öneri bırakabileceği. İsterse makale ekleyebileceği bu site kısa zamanda hem e-satış konusunun hem de hediye meraklılarının uğrak yeri olacak gibi görünüyor.

Oldukça özgür bir platform olması için elimizden geleni yapacazığ.

Katılımınızı önerilerinizi bekliyoruz.

e-satış siteleri birçok insanın iştahını kabartıyor

Perşembe, Temmuz 17th, 2008

google’da adımı aradım. Bunu arasıra yaparım. İtiraf edeyim sıklıkla yaparım :)

birde ne göreyim

Molaverrahatla: Hayatımın Son Günlerdeki Fihristi
Son günlerde keşfedip çok beğendiğim bir e-satış sitesi sahibinin blogu: Fatih Pakdamar E-Satış siteleri son zamanlarda birçok insanın iştahını kabartıyor …www.pazar-lamaca.com/2008/06/hayatmn-son-gnlerinin-fihristi.html – 30k – ÖnbellekBenzer sayfalar

bir blog yazarı Arzu Cihangir yazılarımı okurlarına tavsiye etmiş hem de link vermiş.

İnsanın yazdıklarının okunmasının verdiği o sıradışı keyfi yaşadım artık, sanırım bir ömür kimse okumasa beni yine de yazarım.

Yazara gösterdiği ilgiden dolayı teşekkür ediyorum.

Ayrıca bloğu pazar-lamaca.com son derece okunmaya değer onu da bildirmek isterim.

e-ticarette Hangi Alana Yoğunlaşsak Daha Verimli Olur diye sorduk Tasarım demediler.

Salı, Temmuz 1st, 2008

Sitemiz nasıl ? diye hangi profosyonele sorsam ilk önce tasarımı baştan başa değiştirmem gerektiğini söylerlerdi. Tabii ben bir fizikçi olarak deneysiz hareket etmeyi sevmiyorum. Hele aşık olduğum bilim istatistik olmadan yaptığım işten hiç keyif alamıyorum.

Gerçeğe en yakın olan şey olarak gördüğüm istatistik hakkında ayrıca bir makale yazacağım kısmetse.

Konuya döneyim.

HediyeDenizi.com sitesini 2005 de kurduğumdan beri bu konunun tekniği ile ilgili hangi kurumla görüşsem bana ilk söylenen şey tasarımın baştan aşağı değişmesi gerektiği idi. Oysa üyelerimize yaptığımız anketler bunun hep tersini söyledi. Aşağıda farklı tarihlerde üyelerle yaptığım anketleri sizle paylaştım.

Görüldüğü gibi üyelere, “hangi alana yoğunlaşsak daha verimli olur” sorusu yöneltildiğinde ilerleyen zamanlarda oranı artmasına rağmen tasarım her zaman en az oyu almıştır. Bunu yorumladığımda alım kararını etkileyen en büyük etkenin tasarım olmadığını düşünüyorum.

Zaten gerçek hayatta da böyle değil mi, en yakın süper markete gitmiyor muyuz, lezzet en salaş esnaf lokantalarında değil mi, yol üstündeki ayakkabıcıya yada büfeye uğramaz mıyız hep, en ekonomik olan bilgisayar mağazasını bulmuyor muyuz ?

O zaman nedendir bu tasarım tabusu, tasarlayınca herşey olur anlayışı.

Bu veriler ve benim tecrübelerim gösteriyorki, web perakendecilik işinde özellikle başlangıçta tasarım işin önemli bir parçasıdır, ama en önemli parçası değildir.

Ne zaman tasarım en önemli konuma gelir, sitenin diğer şartları sağlandığında, ve eş şartlarda rakipler de oluştuğunda en önemli konuma gelir. Örneğin ürün sayısı gibi, örneğin güvenilirlik gibi, fonksiyonellik gibi, fiyatların cazibesi gibi şartlar yerine oturduktan sonra iki rakip sitenin daha cici olanı daha keyif vereni tercih edilebilir. Bizim 2005 anketimiz ve 2008 anketimiz arasındaki fark da bunu destekliyor sanırım.

Bu makaleyi niye yazdım, e ticarete yeni başlayanlara bakıyorum iki yıl geçmiş hala tasarım yapıyor. Hala siteyi yayınlamamış bile, en büyük bütçeyi ona ayırmış. Hoş çok suçu da yok çoğu profosyonel ona bunu önermiş !

Hayatın çoğu alanında olduğu gibi, bu alandada gördüğüm şudur satmak herşeydir satarsan hepsi olur. Bir işletmede satmak için en önce ne gerekiyorsa o yapılmalıdır.

Türkiye’de de artık web perakendecilerine tasarımdan başka şeyler önerilmelidir. Strateji gibi, pazar seçimi gibi, müşteri analizi gibi, mail pazarlama gibi, içerik oluşturma gibi, otomatik içerik gelişimi sağlama gibi, geri dönüşümü ölçülebilir reklam gibi, tedarikçi zinciri oluşturma gibi, tedarikçi zinciri yönetimi gibi, e-tüketici alışkanlıkları gibi, finans gibi, sanal pos ve yönetimi gibi, muhtemel tüketici davranışları tahmini gibi…

Nihayetinde bu iş Amerika’da keşfedilmiş olabilir, ama biz yurdum insanına ürün ve hizmet satıyoruz. Onların fikrilerini, alım kararını etkileyen dinamikleri, memnuniyet kriterlerini bilmemiz gerekiyor artık.

Size bu dinamiklerden bazı ipuçları.

Hangi alana yoğunlaşsak daha verimli olur ?
isimli ankete ait istatistikler;

2008-06-09 17:35:36
% Yüzde Üye Üye Degil
[ 29 ] Ürün sayısı %17.79 [8] %28.57 [20] %71.43
[ 24 ] Alışveriş kolaylığı %14.72 [4] %25.00 [12] %75.00
[ 24 ] Güvenilirlik %14.72 [7] %30.43 [16] %69.57
[ 23 ] Site tasarımı %14.11 [7] %30.43 [16] %69.57
[ 63 ] Fiyatların pahalılığı %38.65 [25] %44.64 [31] %55.36

Hangi alana yoğunlaşsak daha verimli olur ?
isimli ankete ait istatistikler;
2007-08-14 10:03:09

% Yüzde Üye Üye Degil
[ 52 ] Ürün sayısı %18.18 [13] %25.00 [39] %75.00
[ 39 ] Alış veriş kolaylığı %13.64 [15] %21.74 [54] %78.26
[ 23 ] Site tasarımı %8.04 [3] %13.04 [20] %86.96
[ 103 ] Fiyatların pahalılığı %36.01 [26] %25.24 [77] %74.76

Hangi alana yoğunlaşsak daha verimli olur ?
isimli ankete ait istatistikler;
2005-10-13 12:40:43

% Yüzde Üye Üye Degil
[ 121 ] Ürün sayısı %36.01 [0] %0.00 [0] %0.00
[ 41 ] Alış veriş kolaylığı %12.20 [0] %0.00 [0] %0.00
[ 55 ] Güvenilirlik %16.37 [0] %0.00 [0] %0.00
[ 20 ] Site tasarımı %5.95 [0] %0.00 [0] %0.00
[ 99 ] Fiyatların pahalılığı %29.46 [0] %0.00 [0] %0.00

Tabii bu makale tasarımın kıymetini anlamadığım anlamına gelmemeli ben sadece web perakendiciliği işini sadece tasrımdan ibaret gören anlayışı biraz eleştirmek için yazdım bu makaleyi. Yoksa Altı Üstü Tasarım sitesini ve benzerlerini didik didik okumuş, tasarımın bir firmaya neler katabileceğine inanmış biriyim. Size de sayın Mehmet Doğan’ın o çok verimli sitesini okumayı mutlaka tavsiye ederim.

Buradaki asıl konu, web sitesi yapmakla webden satış yapmanın aynı şey olmadığını anlatmaya çalışmaktır.

Doğum Günü Hesaplama Ya da Doğum Günü Takvimi

Pazartesi, Haziran 30th, 2008

…Hangi gün doğdunuz, ortalama türk insanı ömrüne kaç yılınız kaldı, kaç kedi yaşındasınız, doğduğunuz günkü hürriyet gazetesi ilk sayfası nasıldı, burcunuz ve detayları, doğduğunuz yılki asgari ücret, doğduğunuz yıl ki dolar ve mark fiyatları, o günkü ayın görünümü, doğduğunuz gün tarihte olan olaylar… bunları merak ederim diyorsanız aşağıdaki makale tam size göre.

Google da “doğum günü” yazınca yukarılarda çıkmak için uzunca süredir uğraşır dururum. Oldukça yüksek trendli bir arama olduğu için çok şimdiye kadar pek yukarı tırmanamadım. En iyi sonucum 12.-15. sıralar oldu.

Bu amaçla ilgi çekecek bir içerik arayışında iken, oldukça ilginç şeyler buldum. Çok kopyalamayı sevmiyorum ama ne yapayım adamlar bizden doğal olarak ilerideler Amerika’yı bir daha keşfetmek için de açıkçası çok zaman ayırmıyorum. Benim asıl amacım bulduklarımın tercümesinden ziyade Türkiye yorumunu sunabilmek.

Bu aramalar sonucu ilk ulaştığım site http://www.paulsadowski.com/birthday.asp doğum günü hesaplama sayfası oldu. Oldukça hoş veriler sade bir şekilde toplanmış. Gezmenizi tavsiye ederim. Bu sayfada, kaç yaşındasınız, siz doğalı kaç hafta, kaç gün, kaç dakika, kaç saniye geçti gibi hesaplama verileri, Hangi gün doğduğunuz. Burç taşınız, Maya, Çin, Arap takvimine göre burçlarınız gibi veriler. Sizinle aynı burçta olan ünlüler, doğduğunuz yılın hit müzik parçaları, en çok satan albümleri, gibi hoş ve ilgi çekecek veriler bir araya toplanmış. Şanslı numaranız, o yılki bazı Amerikan nüfus istatistikleri, ve doğduğunuz gün ayın görünümü ile sonuçlanmış.

Doğduğun gün ne oldu, sen doğduğunda ne oldu, cümlelerinde aramalarımı derinleştirdiğimde karşıma ikinci olarak http://www.kakophone.com/kakorama/EN/ sayfası çıktı. Bu sayfa daha az veri içermesine rağmen görsel olarak daha hoş bir çalışma olmuştu. Doğum tarihi girdikten sonra, siz doğduğunuzda Dünyada Ne oldu ( on Earth ) Uzayda ne oldu ( in Sky ) diye iki ayrı seçenek hazırlamışlar. Doğum günü hesaplama larını iki ayrı formatta oluşturmuşlar.

İlki doğduğunuz günkü Time dergisi kapağı veya Rolling Stones dergisi kapağı, doğduğunuz yıl Nobel alan bilim adamları, o yılın Oscar’ları, sizle aynı günde doğan ünlülerin isimleri gibi verileri içeriyor. İkinci kısım ise sizin doğum tarihinize göre, burcunuz, taşınız, gök cisminiz, ayın dünyadan o günkü görünüşü ve farklı medeniyetlere göre burçlarınız hakkında bilgileri listeliyor.

İşte bütün bunları inceledikten sonra sonunda Doğum günü hesaplama, ve Doğum günü takvimi kelimesindeki aramalarda tepeyi zorlayacağını düşündüğüm daha hoş, daha yerel ve daha kompleks bir içerik oluşturduk. İyi ki de yapmışız, çok beğenildi ve kısa sürede umduğumdan çok fazla ilgi gördü. Kullananlardan bir sürü teşekkür maili aldık bile.

Bayanlar baylar karşınızda Türkiye’nin en kapsamlı, Doğum Günü Takvimi

HediyeDenizi.com tarafından üretildi, hangi gün doğdunuz, ortalama türk insanı ömrüne kaç yılınız kaldı, kaç kedi yaşındasınız, doğduğunuz günkü hürriyet gazetesi ilk sayfası, burcunuz ve detayları, doğduğunuz yılki asgari ücret, doğduğunuz yıl ki dolar mark fiyatları, o günkü ayın görünümü, doğduğunuz gün tarihte olan olaylar gibi rakiplerine göre çok daha fazla, hoş ve eğlendirici istatsitikler içeriyor ve her geçen gün gelişiyor.

Bütün bunları niye mi yaptık, siz biraz eğlenin hoşça vakit geçirin ve dostlarınıza tavsiye edin, onlar da HediyeDenizi.com dan haberdar olsun diye.

Tavsiyeleriniz ve çok kıymetli link destekleriniz için şimdiden çok teşekkür ederiz.

HediyeDenizi.com

Doğum Günü Hesaplama Doğum Günü Takvimi Doğum Günü Öğrenme Doğum Günü Bulma

e-ticaret’e yeni başlayanlara tavsiyeler

Cuma, Mayıs 30th, 2008

Haliyle oldukça klasik bir sektör olan tekstilden, elektronik ticarete hızlı bir geçiş yaptığım için sık sık bu konu hakkında sorular alıyorum.

Genel bir gözlemim var ki halkımız hızlı bir şekilde internete ve uygulamalarına ilgi duyuyor ve kullanmak istiyor.

Bir kere bütün ticari firmalar artık bir web sitemiz olsun diyor, web sitesi epeydir yayında olanlar şu google‘da nasıl görünürüz acaba diyor.

İnternete yaklaşmayı herkese tavsiye ediyorum, çünkü kendisi oldukça keyifli pratik ve sizi dünyaya açan bir araç.

Kişisel olarak aramalar yapın ister yazılı ister görsel (google.com), ansiklopedi kullanın (vikipedi). Sadece bu ikisi bile bence otomobil ve televizyondan sonra dünyayı en çok değiştirecek iki uygulama olmaya yeter. Bu iki uygulaması bile medeniyet için kesinlikle çok önemlidir.

Sonra kişisel olarak bir web sayfası (blog) açarsınız, yada ticari olarak bir web sayfası hazırlarsınız.

Bu gelişmeler sizi internetin içine hızla çekmeye yeter. Eğer yeteri kadar gelişmiş bir internet kullanıcısı haline gelirseniz. Artık ondan gelir elde etmek isteyebiliriniz. Bu durumda aklınıza ilk gelen internetten birşeyler alıp satmak olacaktır.

Ama sakın ha hemen karşınıza ilk çıkan yazılımcıya 5-10 bin dolar para verip bir satış sitesi kurmayı hedeflemeyin. En temel tavsiyem budur. En yanlış yol budur. İnternetten gelir elde etmenin bir sürü yolu var ve bunlar her geçen gün artmakta. Eğer siz orjinal bir fikir geliştirmediyseniz var olan olanakları kullanmayı deneyin.

Şimdi biraz internetten alıp satmaya yönelik tavsiyelerde bulunayım sonra da diğer gelir modelleri hakkında birşeyler ekleyeceğim.

Öncelikle dünayda ebay.com Türkiye’de gittigidiyor.com‘un başarıyla uyguladığı bir model var. Bu sitelerde ürününüzü kolayca satış için listeleyebiliyorsunuz. Ve bu sitelerin bilinirliği ve teknik alt yapısı ürününüzün zahmetsizce arama motorlarında üst sıralarda listelenmesini sağlıyor. Ki bu kıymetli birşeydir yoksa okyanusta bir balık olarak kalırsınız. Birinin oltasının sizi yakalamasının en kolay yolu arama motorlarında görünebilmektir. Tabi kimsenin sizi okyanusta rahatsız etmesini istemeden rahat keyifli yaşayan bir balık olmak istemiyorsanız.

Bu model; az ürün alıp satan ve bu işi denemek isteyenler için harika bir hizmet olmakla birlikte bu yöntemle 10 binlerce ürün satan satıcılar olduğunu da biliyorum, Türkiye’de. Hatta ebay.com’da ürün satmak üzere firmalar kurulduğu ebay iş modeli diye kitaplar yazıldığını bile biliyorum. Bu işi denemenin en az maliyetli en verimli başlangıç yolu budur bence.

İkinci olarak biraz daha gelişmek istiyorsanız, küçük bir web sayfam olsun, kendi sanal pos cihazımdan ödemeleri tahsil edeyim, sitemi biraz daha fazla kişiselleştirebileyim, işime daha yatkın hale getireyim derseniz, yine ben bir satış sitesi yazdırmanızı tavsiye etmem. Çünkü acemi birinin yazdığı sitede binlerce hata, binlerce düzeltme, binlerce çelişki çıkar; çıkmasın derseniz de bu iş çok ciddi bir planlama, zaman ve para ister. Bu konuda da ilk adım hazır satış sitelerinin kullanım haklarını kiralamaktır. Hemenal.com gibi Tekrom Tsoft.com gibi birçok firma bu siteleri uzun zamanda yazmış ve kullanım haklarını belli kapasitelerde belli dönemlerde isteyene kiralıyor. Bu sistemlerde sanal pos entegrasyonu, bazı büyük tedarikçi firmaların ürün entegrasyonu hizmetleri bile size sunuluyor. Hosting desteği, arama motoru optimizasyonu desteği, yani bireysel olarak ulaşması zor ve maliyetli olan bir sürü destek bu yöntem sayesinde sağlanabilir.

İşte bu ikinci metodu da aşarsanız şuanki tecrübeme ulaşmış olursunuz. Buradan sonra siz de bir blog açarsınız yazmaya başlarsınız.

Çok uzatmadan diğer gelir modellerinden de biraz bahsedeyim.

Reklam gelir modeli ilk akla gelenlerden. Bir veya birkaç site oluşturup trafik sağlıyorsunuz bu trafiğe reklam yapıp para kazanıyorsunuz. Google adwords ve adsense bundan sonra klavuz kitabınız oluyor tabii.

Reklam modeli deyince bir model daha ortaya çıkıyor, içerik geliştirerek para kazanabilirsiniz. Basitçe sitenin içine ne yazalım dolduralım ki insanlar oraya ilgi göstersin trafik artsın ve reklam geliri oluşsun. Bence en kalifiye işlerden birisi bu içerik geliştirme işidir, en çok açık burada olacaktır diye düşünüyorum. Farklı, ilgi gören, okumaya izlemeye değer içerikler bence kıymetli olacak ve para edecek.

Son paragraf olarak şunu yazayım, belli bir kitleye, hedefe hitap eden, kaliteli içerik, onun sağladığı trafik, ona yapılan reklam, o reklamın sundukları, sonuçta oluşan ticaret internet üzerinden alternatif bir ticari zincir oluşturacak, önümüzdeki günlerde. Bunların içinde yeralmak isteyebilirsiniz veya istemeyebilirsiniz. Ben istedim.

Yaşadıklarımı aktaracağım daha detaylı e-ticaret yazılarım olacak…