‘Kategorilenmemiş’ Kategorisi için Arşiv

e- de olsa ticaret ticarettir.

Salı, 29 Aralık 2009
Her ne kadar e-ticaret yapıyor olsak da. Ticaret ticarettir binlerce yıldır yapılır. Kendine göre, yerine göre, konuya göre, gereğinde muhatabına göre kuralları vardır.
Bir anadolu esnafının dükkanından çay içmeden asla çıkılmaz. Bulunduğu ilden geçerseniz mutlaka selam verilir. Düğününe cenazesine mutlaka gidilir, ilgilenilir. İstanbul’da da az anadolu esnafı yoktur !
Tabii e-ticaret batıdan gelen bir kavram olduğu için, bir ayağı orda olan, oralarda okumuş olan, veya internete yakın olan insanların bunu daha önce görmesi ve uygulamaya çalışması doğaldır.
Ama bu uygulamalar bu ülkeye uygulancaksa mutlaka yorumlanmalıdır.
Ek olarak, bu modellerin başarılı olabilmesi için ticareti bilen birisi tarafından yönetilmesi gerekir. Bu firmalar yaşamak için kar etmelidirler.
Toparlarsak Türkiye’de yeni yeni gelişen e-ticaret veya internete dayalı iş modelleri. Halkımızıdan yatırımcımızdan yaşam tarzımıdan biraz kopuk gelişmeye çalışıyor. Bu yatırımcıdan destek bulup, bu halka satış yapacaksak. Bu iş modellerinin biraz daha ihtiyaca yönelik çalışmalar olmasına dikkat etmek lazım. Bu halk işine gelen şeyi çok hızlı benimser bunu cep telefonu örneğinde gördük.
Bana göre önce bu halkın internetten bir işini kolaylaştırmak lazım (mail,iletişim,bilgi ihtiyacı karşılama,bankacılık), böylece hayatına interneti eklemek, sonra ondan alışveriş yapmasını beklemek, daha sonra alışveriş yaparken kıyaslama yapmasını beklemek lazım.
Bir diğer konu da. Belki yukarıdaki bu sebeplerden belki kendi ihmallerinden biraz da klasik sektör öncüleri ve yatırımcılar da e-ticarete soğuk bakıyorlar. Görünüşe göre bu ihmal onlara Amazon.com-Barnesandnoble benzeri hikayeler yaşatacak. Bu da onların sorunu tabii.
Sonuç olarak yeni bir sektör olsada yapmaya çalıştığımız iş, bir ürün veya hizmeti satmak nihayetinde. Bu da yazımın başında söylediğim gibi, bu topraklarda binlerce yıldır yapılıyor,  e-ticaretin şu an popüler olduğu ülkelerin çoğunun keşif bile edilmediği zamanlardan beri.

DOMUZ GRİBİ’nden korunmak için basit fakat etkili önlemler.

Çarşamba, 23 Eylül 2009

Dr.Vinay Goyal: Yoğun bakım ve Tiroit uzmanıdır. MBBS, DRM DNB.20 yıldan fazla klinik tecrübesi vardır.   Hinduja Hastanesi, Bombay hastanesi, Saife Hastanesi, Tata Memorial hastanesi gibi önemli kurumlarda görev yapmıştır.   Şu anda Malad’da, Riddhiviayak Cardiac and Critical center’da Nükleer ilaç departmanı ve tiroit klinikleri şefi olarak görev yapmaktadır.  Mikrobun vücuda giriş noktaları yalnızca burun delikleri, ağız ve boğaz yoluyla olmaktadır.Çok bulaşıcı bir yapıya sahip olmasından dolayı her türlü önleme karşı H1N1 virüsüyletemas etmekten kaçınmak veya korunmak imkânsızdır. H1N1 virüsüyle temas etmek virüsün vücutta çoğalması kadar önemli değildir.   Sağlığınız yerinde ve H1N1 hastalık belirtileri göstermiyorken virüsün vücutta üremesini, belirtilerin daha da şiddetlenmesinive ikincil enfeksiyonların gelişmesini önlemek için dikkatimizi N95 veya tamiflu gibi ilaçları stoklamaya vermek yerine çoğu bildirgelerde bahsedilmeyen bazı çok basit önlemleri uygulayabiliriz.

1.      Ellerin sıklıkla yıkanması ( Bütün bildirgelerde bahsedilmiştir)

2.     “Hands-off-the-face” “Ellerinizle yüzünüze dokunmayın” yaklaşımı.          Yemek, banyo ve yara bakımı gibi zorunluluklar dışında yüzünüzün herhangi bir yerine dokunmaktan kaçınınız.

3.     Ilık tuzlu suyla günde iki kere gargara yapınız( tuza güvenmiyorsanız listerin kullanınız).                  H1N1 ‘in boğaz ve burun boşluklarında çoğalıp   enfeksiyona sebep olarak karakteristik belirtileri göstermesi için 2 -3 güne ihtiyacı vardır.          Sağlıklı bir kişinin ılık, tuzlu suyla gargara yapmasının etkisi hastalığa yakalanmış olan bir kişinin tamiflu kullanması ile aynıdır.                Bu basit ucuz fakat güçlü önleyici yöntemi küçümsemeyiniz.

4.     Yukarıdaki 3. Önleme benzer olarak; Burnunuzun içini en az günde bir kere ılık tuzlu suyla temizleyiniz.                  *Günde bir kere burnunuzu sümkürün ve sonra ılık tuzlu suya batırılmış pamuk tamponlarla silerek temizleyiniz.                 Bu yolla burnunuzda bulunak virüs sayısını etkili bir şekilde azaltmış olursunuz.

5.     Narenciye suları gibi C vitamin bakımından zengin olan yiyecekler kullanarak doğal bağışıklığınızı güçlendiriniz.                  Eğer ilave olarak C vitamin kullanmak zorunda iseniz emilimi artırmak için mutlaka Çinko ile birlikte alınız.

6.     Bitkisel çaylar, çay, kahve gibi sıcak veya ılık içeceklerden içebildiğiniz kadar çok içiniz.

* Sıcak içecekler içmek gargara yapmakla aynı etkiye sahiptir fakat ters yöne doğru.

Sıcak içecekler virüsleri yaşamaları mümkün olmayan ortama sahip olan mideye doğru yıkayarak götürürler.

H1 N1 virüsü mide’de çoğalamaz, herhangi bir zarar veremez ve hayatiyetını devam ettiremez.  Herkesin faydalanabilmesi için bu bilgiyi lütfen e-mail listenizde bulunan herkese iletiniz. Sağlıklı günler dileğiyle.

Dr.Vinay Goyal

Yeni tasarım HediyeDenizi.com beta olarak yayında…

Perşembe, 11 Haziran 2009

Yeni tasarımımız beta olarak yayında, görüşleriniz nedir onu sormak istiyorum.

http://www.hediyedenizi.com/beta/

http://www.hediyedenizi.com klasik.

Ayrıca web pazarlama, mailingler ve sosyal ağlardan anlayan iki ekip arkadaşına ihtiyacım var dostlarınızla paylaşırsanız sevinirim. !!!

Part time, yada full time çalışabiliriz, proje bazlı çalışabiliriz.

Bu yaz sıkı bir hamle yapmak istiyorum.

Yeni Ana Sayfa

Eski Ana Sayfa

Yeni Detay Sayfası

Klasik Detay Sayfası

İş yerinde boş zaman olmaz

Çarşamba, 01 Nisan 2009

“Her çalışan veya bir konuyla uğraşan herkes, o işi veya hizmeti bir üst konuma taşıyamıyorsa, bir üretkenlik katamıyorsa, bir başka deyişle şu hayata kendi yetenekleri ve şahsiyeti ile bir imza atamıyorsa,  bence makinedir.”

Okullarda çok şey öğreniyoruz ama bazı etik kavramlar maalesef okullarda öğretilmiyor. Oysa hala usta çırak ilişkisi ile veya dededen toruna babadan oğula geçen ve öğrenilmesi gereken kavramlar var.

Bunlardan biri de bu yazının başlığıdır. “İş yerinde boş zaman olmaz”.  Eskiden çok eskiden bu işverenin hakkı, veya milli kaynak israfı olarak bile görülürdü. Ama günümüzde bu kavramlar nerdeyse kayboluyor.

Belli bir emek veya üretkenlik karşısında, çalıştığın iş yerinde teamül olarak boş bir zamanın olmaması lazımdır.  Amelelik istisna.  Çünkü o meslek, iş verilirse çalışır karşılığını alır, iş olmazsa oturur yeni bir iş bekler.

Budun dışında her ne iş yapıyorsanız yapın, usta, kalfa, ya da çıraksanız

-tertemiz ve düzenli olmanız,

-tezgahınızın tertemiz ve düzenli olması,

-işinizin gereklerini çok iyi bilmeniz,

-heyecanlı ve hevesli olmanız,

-yaptığınız işi geliştirmeniz,

-keyifle ve layıkıyla yapmanız,

-maddi ve manevi olarak bir üst basamağa taşımanız,

-arkanızdan aferim, eline sağlık, veya helal olsun dedirtmeniz,

beklenir.

Şu hep arayıp durduğunuz başarı, terfiler, ve ilerleme bunlardan sonra zaten sizi otomatik olarak bulur.

Aslında farklı bir pencereden bakarsanız bu ülke sorunudur bile. İnsanlar işini kendi içlerinde üretken olarak yapmazlarsa bir üst basamağa taşıyamazlarsa ülkeler de yapamaz. İşte bu yüzdendir ki hep yeni icatlar fikirler, Amerika’da bulunur, Avrupa’da  İtalya’da  Almanya’da  bulunur.

Vaktiyle yurt dışında bizzat şahit olduğum bazı küçük örneklerle ne demek istediğimi anlatmaya çalışayım. Örneğin amerikada çoğu oto yıkamada personelin elinde farklı boylarda küçük fırçalar, farklı bezler, ve farklı deterjanlar olurdu. O yıllarda bizde bütün araba iç dış, tekerinden direksiyonuna kadar bir bezle ve tek deterjanla yıkanır ve asla fırça kullanılmazdı. Oysa biraz düşünen herkes, küçüçük ve düşük maliyetli bir fırçanın oto yıkama işine, müşteri memnuniyetine neler katabileceğini akıl edebilir. Çünki otomobilin farklı şekillerde yüzeyleri ve farklı dokuda parçaları var. Ve bunların hepsine el uzanmaz.

Veya bir kuru temizlemeci, bakarsınız kütüphanede lekeler, ve kumaşlar üzerine okumalar yapıyor, veya denemeler yapıyor. İşini daha verimli, daha keyifli, daha kaliteli ve hatasız yapabilmek için.

Veya bir teknisyen elindeki bilgisayarlı oyma makinesinin yeteneklerini keşfedip farklı malzemelerde oymalar yapabiliyor. Oysa biz adamların yaptığı makineyi bile fonkisyonları ile tam kullanamıyoruz. Geçenlerde bir arkadaşım anadoluda küçük bir ilde bir müşterisinin 6000 euro ya asker künyesi yazmak için bilgisayar destekli bir makine aldığını söyledi. Oysa o makine ahşap, metal, cam, plastikler dahil nerdeyse sınırsız şekil ve uygulamalarda ürün üzerine yazı yazabiliyor. O kullanıcının bunlarda haberi bile yok… Çünkü dünyadan haberi yok.

Özetlersem bütün bunlar, insanların önem vermediği bazı kavramların yozlaşması ile bir ülkenin, üretkenliğinin, dürüstülüğünün, azalmasına, dışa bağımlılığının, tembelliğinin, vasatlığının, taklitçiliğinin artmasına sebep oluyor.

Her çalışan veya bir konuyla uğraşan herkes, o işi veya hizmeti bir üst konuma taşıyamıyorsa, bir üretkenlik katamıyorsa, bir başka deyişle şu hayata kendi yetenekleri ve şahsiyeti ile bir imza atamıyorsa,  bence makinedir.

Ben bir makine değilim, hayatı yaşamak isteyen bir bireyim, yaşamımın şu dakikasına kadar da hiç boş vaktim olmadı gün ve geceler bana yetmiyor ve bundan da acayip keyif alıyorum. Şu gün ölsem aklım arkada kalmaz.

Fatih Pakdamar

HediyeDenizi.com
Kaptan-ı derya

fatihpakdamar@hediyedenizi.com


SEO (arama motoru optimizasyonu) kriterleri, parametreleri.

Pazartesi, 03 Kasım 2008

Garanti e-ticaret sitesinden % 100 alıntıdır. Arşiv olsun kolay ulaşayım diye yayınladım.

Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) Nasıl Yapılır?

Arama Motoru Optimizasyonu, sitenizin Arama Motorları tarafından daha kolay bulunması, indekslenmesi ve böylece arama sonuçlarında daha üst sıralarda çıkmasını sağlamak amacıyla uygulanan işlemlerdir. Internet dünyasında daha güçlü bir yer edinebilmek için, arama motoru optimizasyon kurallarını bilmeniz ve sitenize uygulamanız gerekir. Böylece domain’inizin yaşı, ’PageRank’ değeri (pagerank, başka sitelerden verilen linklere bağlı olarak hesaplanır) gibi rakip siteler ile oluşan ve büyük ölçüde zamana dayalı olan farkları ortadan kaldırabilir ve özellikle Google Organics sonuçları arasındaki açığı hızla kapatabilirsiniz. Aşağıda konu ile ilgili birkaç ipucu bulabilirsiniz.

Anahtar Kelime Kullanımı

1. Title tag’inde sayfa için en önemli anahtar kelimeler kullanılmalı
2. Sayfa içindeki metinlerde anahtar kelimelerle uyumlu içerik kullanılmalı
3. Hedeflenen anahtar kelimeler ve sayfa içeriği uyumlu, ilişkili olmalı
4. H1 tag’i ile işaretlenmiş anahtar kelimeler kullanılmalı
5. Alan adında anahtar kelime bulunmalı
6. Sayfa adresinde (URL’de) anahtar kelimeler bulunmalı (ürün ve kategori ismi)
7. H2, H3 tag’i ile işaretlenmiş anahtar kelime kullanılmalı
8. Sayfa görseli, <alt> ve <title> tag’leri ile açıklanmalı, tanımlanmalı
9. Metin içindeki anahtar kelimeler <strong> ve <bold> tag’leri ile işaretlenmeli
10. Her bir sayfadaki Meta description tag’inde anahtar kelimeler de içeren açıklama kullanılmalı
11. Her bir sayfadaki Meta keywords tag’inde anahtar kelimeler içeren açıklama kullanılmalı

Sayfa Özellikleri

12. Sayfa iç link yapısında sayfanın popülaritesi, navigasyonu iyi analiz edilmeli
13. Linklerin kalite ve içerik açısından uygun dış site ve sayfalara gitmesi sağlanmalı
14. Sayfaların yaşının önemli bir etmen olduğu unutulmamalıdır.
15. Linklerin kırık olmaması gerekmektedir.
16. İndekslenebilir içeriğin oranı artırılmalı, indekslenemeyen içerik tercih edilmemelidir.
17. Döküman içeriğinin kalitesi (site içinde aynı sayfalar olmamalı, içerik diğer sitelerden alıntı olmamalı)
18. Güncelleme sıklığı arama motorlarına sayfanın aktif bir sayfa olduğunu söyleyecektir.
19. Site URL’sinde kullanılan “/” adedinin 4’ü geçmemesi önerilmektedir.
20. Yazım kurallarına ve kelimelerin doğru yazılışına uygunluk (farklı kullanımlar, eşanlamlılar sayfada gösterilebilir)
21. Sitenin HTML doğruluğu, HTML doğrulama araçları ile site uygunluğu düzenli aralıklarla kontrol edilmelidir.

Site - Domain Özellikleri

22. Sitenin global olarak aldığı linkler, linklerin popülaritesi önemlidir.
23. Sitenin yaşı önemlidir.
24. Siteye gelen linklerin başlıklarının uygunluğu önemlidir.
25. Otorite sitelerden gelecek linklerin anahtar kelime ve sayfaya uygunluğu
26. Siteye gelen yeni linklerin oranı ve hızlı artışı önemlidir.
27. Arama yapılan kelimelerin sayfa içeriği ile uyumu (aranan kelimelerin link açıklaması olarak kullanımı)
28. Sayfada harcanan zaman, CTR, direkt ziyaret, favorilerin analizi (Aranan kelimeler ile gidilen site ve sayfaların CTR vb. oranları ile arama sonucunda sıralama sonuçlarının değişmesi)
29. Google tarafından sitelere verilen manuel otorite - ağırlık önceliği (wikipedia, amazon, vb siteler için)
30. Sitelerin en üst seviye domain olmaları: edu, gov, us, ca, vb
31. Zaman içinde siteye eklenen sayfaların adet ve frekansı, indekslenen sayfa sayısındaki artış önemlidir.
32. Site - domain adına yönelik yapılan sorguların adedi
33. Google Site Yöneticisi Araçlarında site doğruluğu, hatalı / kırık linkler

İç Linklerin Özellikleri

34. Link açıklamasının aranan kelimelere uygunluğu - <a href=” “> link açıklaması </a>
35. Link veren sitenin popülerliği
36. Link veren sitenin, içerik olarak link verilen site ile bağlantısı
37. Link ve yetkinlik açısından hedef sitenin benzer siteler arasındaki durumu
38. Verilen linklerin yaşı (linklerin gittiği sayfaların ulaşılabilir olması gerekli)
39. Link veren sitenin güvenilir ve benzer konularda içerik üretiyor olması
40. Linklerin etrafındaki metinlerin aranan kelime ile uyumu ve bağlantısı
41. Link verilmiş sayfaların iç link popülaritesi
42. Link veren sitelerin domain uzantıları

Garanti e-ticaret sitesinden % 100 alıntıdır. Arşiv olsun kolay ulaşayım diye yayınladım.